Erdoğan’ın çılgın planı İstanbul’un yeniden imarı mı

Yalçın BAYER 

BELEDİYELER Yasası’ndaki ‘Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanları’ başlıklı kanun, İstanbul’da depreme dayanıksız 1 milyon binanın yıkılıp yeniden yapılmasının önünü açarken, Başbakan Erdoğan’ın, İstanbul’la ilgili ‘çılgın planı’ bu çerçevede mi gerçekleştirilecek?

Kentin kentsel dönüşüm projesi Başbakan’ın yıllardır kafasında olan bir olgu. euroactive.com sitesi, Hıncal Uluç’un, Başbakan’la görüşmesinde ‘donup kaldığı’ ve yazısında gündeme getirdiği ‘çılgın plan’ın ipuçları yan yana getirildiğinde, bu planın netleşmekte olduğunu yazdı.

İstanbul’a vurulacak neşter ile 20 ilçe/bölge imar bakımından yeniden şekillendirilecek. Siteye göre, Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra giriştiği en büyük imar hareketi. Konuyu Sabah Gazetesi de önceki gün yazdı ve kentsel dönüşüm ile belediyelere ‘süper güç’ verildiğini vurguladı.

Bu büyük değişimin gerekçesi ‘depreme karşı kentsel dönüşüm’. Uzun süredir hazırlanan plan netleşti. Yıkım yetkisi Büyükşehir’e verildi. Bireysel itiraz hakkı kalktı. Böylece Hükümet ve Büyükşehir’in planı önünde yasal engel kalmadı. 
euractiv.com.tr kentsel dönüşüm ile ilgili şu yorumu yaptı:

“Erdoğan, İstanbul’u adeta yeniden yaratacak. Fatih’ten sonra imari ve mimari olarak ikinci kez fethedecek. Kente silinmez bir şekilde kendi damgasını vuracak.

İstanbul’da buna benzer büyük yıkım 50’li yıllarda Menderes tarafından Vatan ve Millet caddelerinin açılması sırasında yaşanmıştı. Erdoğan sık sık gönderme yaptığı Menderes’ten sonra çok daha kapsamlı biçimde İstanbul’u yıkıp yeniden yapmaya hazırlanıyor.”

Verilen bilgiye göre, “Öncelikle deprem riski yüksek bölgeler, gecekondular ve kaçak binalar yıkılarak, yerlerine depreme dayanıklı modern yerleşim alanları inşa edilecek. Belediyenin kasasındaki çalışma 1 milyona yakın binayı kapsıyor.”
Kendi mülkünde olan ama mevzuata aykırı yapılanlar, kendi mülkü dışındaki bir arsaya yapılan konutlar ve afet riski altındaki yerler kentsel dönüşüm alanı ilan edilecek. Belediye projeleri açıklayacak. Hak sahipleri ile görüşmeler başlayacak. Apartman veya semtte % 51 çoğunluk yeterli olacak. Kiracılara, yeni yapılacak konutlardan satın alma hakkı verilecek. Arazi sahibi ile kendisine arsası karşılığı oranında yeni yerden konut verilecek. Konut istemezse arsasının karşılığında para ödenecek. Yıkılacak bina gecekondu ise hiçbir ödeme yapılmayacak. Ancak kiracılara tanınan konut satın alma hakkı onlara da tanınacak.

Bu arada referanduma konu olan Anayasa’nın 125. maddesine yapılan ekleme şöyleydi:
“Yargı yetkisi, idari eylem ve işletmelerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.”

KAMU YARARI
Şehir Plancıları Odası Genel Sekreteri Dr. Ümit Özcan, bundan bir süre önce bu konuda şöyle demişti:
“Bizler, şehir planları ve uygulamalarının planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun yapılmasını denetlemek, bu konudaki eksiklikleri, yanlışlıkları ortadan kaldırmak için gerekli çalışmaları yapmakla yükümlüyüz.”
Türkiye’nin düzenli kentleşmesi, kent planlarının şehircilik esaslarına ve meslek ilkelerine uygun yapılması, hatalı plan, karar ve uygulamalarının yargıya götürülmesi imkânı olacak mı?
Bu değişiklikle tüm odaların dava açma yetkileri kaldırılıyor. Çünkü, 125. maddede yapılan ‘küçük’ bir değişiklikle ‘yerindelik denetimi’ kaldırıldı.

Bu konu kentsel dönüşümle ilgili yerel yönetimlerin eline verilen en önemli yetki.
Ama konunun arka tarafı tehlikeli, bununla rant kapısı iyice açılmıyor mu? İstanbul Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu yapılan kanun değişikliğinin tapu mülkiyetine güveni sarsacağını açıklamış ve “Yasanın bu haliyle Büyükşehir Belediyesi’ne isterse bir ilçeyi komple yıkma hakkı tanıdığını” belirterek “Böyle geniş bir yasa olabilir mi?” diye sormuştu.
Yani rant ve talana devam…

Kaynak: Hürriyet – 28.09.2010