En önemli sermayemiz tarihi zenginliğimiz

En önemli sermayemiz tarihi zenginliğimiz

 


Şehirlerin yaşamında korunarak ve geliştirilerek iş ve sosyal yaşamın kullanımına sunulacak en değerli varlıklarından biri tarihi zenginliğidir. Bu zenginlik üzerine örülecek yapılanma sosyal bir gelişimin habercisi olabileceği gibi, bu sosyal gelişimin yaratacağı hareket, beraberinde ekonomik hareketi de getirecektir. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde iş dünyası yapılanmalarının, şehirlerin tarihi dokuları ile barışık bir biçimde oluşmasına özen gösterilmekte, modern iş dünyasının öğeleri bu tarihi dokular üzerine, onlara zarar vermeden oturtulmaktadır. Bugün iç ve dış turizm hareketleri ile önemli kaynak sağlayan Budapeşte, Prag, Paris, Varşova, Roma, Floransa, Madrid, Lizbon gibi şehirler bu işi en iyi beceren, başarılı örneklerdir. Bu açıdan bakıldığında İzmir sahip olduğu derin tarihi yapısı ile pek çok kültürün, pek çok medeniyetin içinde mihenk noktası görevini yapmış bir şehirdir. Coğrafyanın kendine verdiği doğal liman yapısı ve bereketli toprakları ile medeniyetlerin yuvası olmuştur. Ancak, ülkemizde yaşanan sosyo-ekonomik nedenlerden dolayı yaşanan hızlı iç göç, yine kaynak yetersizliğinden gereken korumaya sahip olamayan bu tarihi değerlerimizin, hoyratça kullanılmasına, gerçek anlam ve değerinden uzaklaşmasına neden olmuştur.

Ancak, günümüz dünyası pişmanlıklarla yaşama zamanı değildir. İzmir hala pek çok tarihi zenginliğe sahiptir ve bu zenginlikleri sosyal ve iş yaşamına sunma şansı vardır. Bu şansı gören İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve Konak Belediyesi’nin Kemeraltı, Agora, Kadifekale aksı üzerindeki tarihi yapıya yönelik geliştirdikleri proje için harekete geçmiş olmaları bizleri çok heyecanlandırdı. Bu hususta Bakanlar Kurulu’nun bu alanı yenilenme alanı ilan etmesi istendiğini öğrendik. Bu hususta hiçbir şüphemiz yok ki, Üniversite Oyunlarını gerçekleştiren, EXPO 2015’in resmi adayı olan İzmir bu hususta da gerekli desteği alacaktır.

Bu proje içinde Kadifekale eteklerinde toprak altındaki antik tiyatro ortaya çıkarılacak. Kadifekale’nin sur duvarları onarılacak, Agora kazı alanında kamulaştırmalar tamamlanacak, antik çarşı kent yaşamına kazandırılacak. Aya Vukla Kilisesi ve çevresi düzenlenecek. Havralar restore edilerek inanç turizmine kazandırılacak. Konak Belediyesi tarafından başlatılan tarihi hanların restorasyonu ve yeniden işlevlendirilmesi çalışmaları tamamlanacak. Basmane Oteller Sokağı, Aya Vukla Kilisesi, Hatuniye Cami Meydanı ile Anafartalar Caddesi’nin bağlantısı sağlanacak. Altınpark Meydan düzenlemesi bitirilecek. Pazaryeri Cami Meydanı ve çevresi elden geçirilecek. Emir Sultan Türbesi, Hatuniye Cami Meydanı ve Dönertaş Sebili çevreleriyle birlikte düzenlenecek. Anafartalar Caddesi, Konak Meydanı ile bütünleştirilecek. Caddedeki binaların dış cepheleri yenilenecek. Namazgah, Damlacık ve Tilkilik iyileştirilecek. Kadifekale-Agora ve Aya Vukla Kilisesi’nin oluşturduğu tarihi üçgen turizm aksı haline getirilecek. Kadifekale, antik tiyatro, Agora ve Kemeraltı arasında bağlantı oluşturulacak, buralar birbirleriyle bütünleştirilecek.

Tüm bu çalışmaların bitmesiyle, İzmir en değerli sermayesi olan tarihinin zenginliklerine insanların kullanımına sunabilecek. Bu sunum İzmir’in daha evrensel bir şehir imajını yakalamasına büyük katkı yapacaktır. Bu imaj ise

İzmir’in iş dünyası içindeki gücünü ve kabiliyetini arttıracaktır.

Bugüne değin bu hususlarda Kemeraltı Derneği’nden Ticaret Odası’na kadar herkes bir şeyler yapmaya çalıştı. Umarız ki, bu proje kimsenin eline, ayağına dolaşmadan gerçekleşir. Şimdiden koşturanlara kolay gelsin.

Hüseyin Doğan – Akşam Ege -20.04.2007{nomultithumb}