Dönüşüm için evsiz bırakıyorlar

Dönüşüm için evsiz bırakıyorlar

İstanbul Mimarlar Odası’nın düzenlediği “Mimarlık, Kent ve Yoksulluk” konulu toplantıda, hızla yükselen kentleşme ve yoksulluk masaya yatırıldı. Kentsel dönüşüm adı altında uygulanan projelerle neoliberalizmin kendi kentlerini kurduğu ifade edilen toplantıda projelere karşı mücadele edilmesi gerektiği çağrısı yapıldı.

Toplantıya birçok genç mimarın, öğrencinin, öğretim üyesinin yanı sıra ‘Kentsel Yenileme Projesi’ ilan edilerek yok edilmek istenen Sulukule’den mahalle bakkalı ve Sulukule Platformu Başkanı Mehmet Asım Hallaç katıldı. Doç. Dr. Asuman Türkün, Mimar Elif Özdemir ve yazar, sinemacı Metin Yeğin’in inceledikleri dünya kentlerini, İstanbul’u ve yoksulluğu anlattıkları toplantı da birde 20 saniyelik film gösterimi yapıldı.

‘Fabrikalar yatak odalarına girdi’
Yetkililer tarafından gecekonduların daha güzel bir dünya için yıkıldığının söylendiğini belirten Metin Yeğin, ne zaman katliam yapılsa güzel isimler verildiğini söyleyerek Hayata Dönüş Operasyonunu örnek gösterdi. Orta gelirlilerin yaşadıkları yerlerden atıldığını ifade eden Yeğin, “Esenyurt ile Bahçeşehir’i düşünün. Esenyurt’la Bahçeşehir’i ters çevirin… Bahçeşehir binaları nedeniyle hala Bahçeşehir değil. Eğer o evleri temizleyen, civataları sıkan, bahçeyi temizleyenler olmasa Bahçeşehir’de olmaz” dedi. “Lale devrini yaşıyoruz. Bu bizim en iyi günlerimiz” diyen Yeğin, neoliberalizmin sözde sanayileştirmeyi getirdiğini söyledi. Sanayisizleşmeyi fabrikaların yatak odasına girmesi olarak açıklayan Yeğin, Hindistan’ı örnek göstererek 20 kişinin televizyon karşısına geçerek vida sıkacağını, kazanılan işi haklarının ise kaybedileceğini anlattı. Neoliberalizmin kendi kentlerini kurduğunu vurgulayan Yeğin, insanların ise bu kentler de ayakta durmaya çalıştığına dikkat çekti. Kentse dönüşüme karşı bir şeyler yapılması gerektiğini belirten Yeğin, bu karşı koymanın sözle olamayacağını Venezuela’da ki gibi kerpiç evlerin yapılması gerektiğini savundu.

‘Artık İnsan’ kavramını açıklayan Doç. Dr. Asuman Türkün, günümüz de dışlanma, ayrışma ve yoksullaşma kavramlarının çok kullanıldığını ifade etti. Bu kavramlardan bahsederken içeriğinin de bilinmesi gerektiğine dikkat çeken Türkün, “Eğer artık insandan bahsediyorsak, burada insan hakları söz konusu olmaz. Artık olarak görülen insan gözden çıkarılmıştır” dedi. Türkiye verilerine bakıldığında sadece yoksulluğun yönetildiğini söyleyen Türkü, yoksulluğun nedenlerinin ise araştırılmadığını belirtti. (İstanbul/EVRENSEL)

Evrensel / 16.12.2007