Böyle karar olur mu?

Hamdi Türkmen Perde Arkası

BÖYLE bir karar almak ya da verebilmek için, yemin ediyorum, ya “kör” ya da “vicdan yoksunu” olmak lazım.
Ulaştırma Bakanlığı, Kemalpaşa Ansızca ve Yenmiş Köyleri’nde, tarım arazileri üzerine Demiryolu Lojistik Köyü kurma kararı alabilir.
İtirazım yok.
Ama İzmir’i yönetenlerin de, Ankara tarafından kağıt üzerinde alınan bu karara “hayır” deme gibi bir hakları olduğunu anımsatmak istiyorum.
Nedeni şu:
Kemalpaşa’da bu iki köyün arazileri üzerine Ankara-İzmir Demiryolu Rehabilitasyon Projesi, Lojistik Köyü kurulabilmesi için, binlerce zeytin ve kiraz ağacı ile, yüzlerce dönüm, dünyanın en verimli topraklarını yok etmeniz gerekiyor.
Yani, Lojistik Köy kuracağız diye “doğa katliamı” yapılacak.
*  *  *
Üzüntüm bu değil.
Herkesi çileden çıkartan, Valilik İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün, Kemalpaşa Lojistik Köy ile ilgili “vurdumduymazlığın daniskası olan” bir karar alması.
Binlerce zeytin ağacı keseceksin.
Kiraz ağaçlarını kökleyeceksin, bağları sökeceksin, bostan tarlalarını bitirecek, meyva-sebze tarlalarını yok edeceksin ve bunun için de kalkıp, “ÇED; Çevresel Etki ve Değerlendirme Gerekli Değildir” diyeceksin.
Var ya, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım bunu bir duysa, vallahi de billahi de, kararı alan İzmir Çevre ve Orman Müdürü’nü de, bu kararı imzalayan vali yardımcısını da, köy muhtarlıklarına “duyuru” olarak astırtan kaymakamı da, bir kalemde siler atar, Fizan’a sürer!…
*  *  *
Yapamazsınız beyler…
Kemalpaşa Ansızca ve Yenmiş Köyleri’ne bu “Lojistik Köy”ü kuramazsınız.
Yüreğinizde, vicdanınızda bir parça doğa sevgisi, Allah korkusu kaldıysa,       o zeytinleri, kirazları, bağları, verimli toprakları yok edemezsiniz…
İzmir’de, Kemalpaşa’da başka yer mi kalmadı efendiler?
Lojistik Köy dediğin, trenleri,  vagonları ve yük konteynerlerini depolayacağın bir saha.
Ot bitmeyen, ekilip-biçilmeyen, zeytini-kirazı-üzümü olmayan arazi mi yok?…
Sayın Valim!…
Durdurun bu doğa cinayetini…
Burası için ÇED raporu alınmayacak da, neresi için istenecek?
Vali muavininiz, belki de bir kez bile gidip, gezip-görmediği bu yer için masa başında, nasıl böyle bir belgeyi imzalayabiliyor?
Lütfen bunun hesabını sorun…
Sorun ki, birilerine ders olsun…

Kaynak: Milliyet Ege – 04.08.2010