Bodrum’un çevresel ve yapısal geleceği

Atilla ULUĞ

Bodrum'un çevresel ve yapısal geleceği

Geçen hafta 6-9 Mart 2008 tarihleri arasında, Bodrum'da başlıktaki isim ile bir sempozyum gerçekleşti. Başlıca, Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve çeşitli kişi ve kurumlar tarafından desteklenen sempozyumu TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu (İKK) organize etti. Benim de Bilim Kurulu Üyesi, Oturum Başkanlığı görevlerini yaptığım bu etkinlikte, doktora öğrencim ile birlikte "Deniz Sismik Verileri Işığında Bodrum Yarımadası ve Civarının Depremselliği" başlıklı bir bildirimiz yeraldı.

Bildirimiz, 3 Ağustos 2004 tarihinde başlayıp, günümüzde de hala devam eden deprem etkinliği ile ilişkili olduğundan hayli ilgi gördü. Zira, Gökova Körfezi'nde Enstitümüze ait K. Piri Reis araştırma gemisi ile önceki yıllarda yapmış olduğumuz deniz sismiği çalışmaları sonucu ortaya çıkartmış olduğumuz deniz altı fay haritasına göre, Körfez içerisinde, şimdiye kadar bilinenin dışında, yeni bir fay zonu oluştuğunu ifade etmiş ve bu görüşümüzü de yurt dışında yazılı ve sözlü olarak bildirmiştik. Nitekim, bu depremlerden önce yayına giden makalemizin basımından sonra depremlerin başlamasıyla, o yıl içerisinde basılmış en iyi makaleler arasında seçilerek, ödül almıştı.

Daha sonra bu çalışmamızı yurt içinde de değişik vesilelerle bilim camiası ve kamuoyu ile de paylaşmıştık. İleri sürdüğümüz görüşe göre, Gökova Körfezi tam ortasından kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda koparak, doğusu ile batısının farklı hareket ettiğini, bunun da yeni yeni depremleri doğurduğunu, daha doğrusu doğuracağını önceden ifade etmiştik. Daha sonra başlayan ve halen devam eden depremlerin, tamamen önceden öngörülmüş zon üzerinde meydana gelmesi bu görüşümüzün önemli bir kanıtı olmuştur.

Yarımada'nın çevresel sorunları

Sempozyum, TMMOB Bodrum İKK Sekreteri, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı, Muğla Üniversitesi Rektörlüğü adına Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı, Bodrum Belediye Başkanı ve Muğla Valiliği adına Muğla Vali Yardımcısı'nın açılış konuşmalarından sonra teknik sunumlar ile Perşembe günü başladı. İlk gün, "Bodrum Yarımadası'nın Çevre Sorunları: Yarımada'da Yaşayanların Bakış Açısıyla Değerlendirmeler", "Bodrum'da Kamusal Hizmetlerin Sunumu Sorunu: Mevcut Yönetsel Modellerin Geçerlilik Düzeyi Yada Yeni bir Kurumsal Model Gereksinimi", "Yerel Yönetim Seçim Sistemi Üzerine Bir Analiz: Bodrum Örneği", "Yabancılara Toprak Satışı, İmar-Rant İlişkileri", "Çekirge Sürüsünün Göz Diktiği Yarımada/Bodrum" ve "Turizm Kentinin Sosyolojik Analizi, Bodrum Örneği" başlıklı sunumların yapıldığı "Bodrum Yarımadasında Yerel Yönetimlerin Vizyonları" başlıklı oturum ve daha sonra da "Bodrum Yarımadası'nın Planlama Sorunları ve Öneriler" başlıklı oturum ile devam etti. Bu oturumda da "Bodrum Yarımadası'nda İmar Durumu ve Gelecek Adına Düşünceler", "Bodrum Yarımadası Planlama Sürecinde Korunması Gereken Kültür ve Tabiat Varlıklarının Durumu", "Ülkemizdeki Planlama Süreci ve Bodrum'a Etkileri", "Yarımadanın Gelecek Projeksiyonlarına Dair Yapılmış ve Yapılacak Tüm Plan ve Çalışmaların İrdelenmesi", "Bodrum Yarımadası Nasıl Planlanmalı" ve "Bodrum Yarımadası'na Denizden Bakış" başlıklı sunumlar yapıldı.

Planlama

Sempozyumun ikinci günündeki sunumlar iki ayrı salonda gerçekleşti. Bir salonda "Bodrum Yarımadası'nın Planlama Sorunları ve Önerileri", "Bodrum Yarımadası'nın Alternatif Gelişim Önerileri" ve "Bodrum Yarımadası'nın Atıksu ve Katı Atık Sorunları ve Çözüm Önerileri" konularında birbirinden güzel ve önemli sunumlar yapılırken, diğer salonda da "Bodrum Yarımadası'nın Depremselliği ve Gerekli Önlemler I ve II", "Bodrum Yarımadası Su Sorunları ve Ekoloji" konularında bildiriler sunuldu. Sempozyumun üçüncü günü olan Cumartesi gününde ise, öğleden önce yine iki salonda ayrı ayrı "Bodrum Yarımadası'nın Elektrik Sorunları ve Yenilenebilir Enerjinin Kullanımı" ve "Bodrum Yarımadası'nda Ulaşım, Eğitim ve Sağlık Sorunları" konularında birbirinden güzel ve ilgi çekici bildiriler sunuldu.

Öğleden sonra ise gerek sempozyum katılımcılarının, gerekse de Bodrum'da yaşamlarını sürdürenlerin katıldığı bir "Forum" düzenlendi. Bir çeşit "Arama Konferansı" gibi olan bu forumda Bodrum'da yaşanan her türlü sorundan ve çözüm önerilerinden bahsedildi. Bodrum Belediye Başkanı Sayın Mazlum Ağan Sempozyumu baştan sona büyük ilgi ve dikkat ile izleyip sürekli notlar aldı, soruları yanıtladı ve katkılarda bulundu. Bodrum için yüzü aşkın bilim adamı ve katılımcının yapmış olduğu bu beyin fırtınası ile Bodrum'un sorunları için çözüm önerileri tartışıldı. Darısı başka illere ve ilçelere! Pazar günü ise, Sempozyum katılımcılarına Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi gezisi yaptırıldı. Türkiye'nin tek, dünyada da sayılı olan "Sualtı Arkeoloji Müzesi"ni ve ikibinbeşyüz yıllık tarihi ile Bodrum Kalesi'ni gezmek bir harikaydı. Kale ve Müze gezisini Bodrum'a yolu düşen herkese öneririm. Kalın sağlıcakla!

Haber Ekspres / 17.03.2008