Bir İzmir klasiği EXPO tartışması

Bir İzmir klasiği EXPO tartışması    YAZARLAR  

EXPO ilk fuarını düzenlediği 1851 yılından beri hiç bu kadar tartışılmadı,konuşulmadı..

İzmir'de kent seçkinleri Paris'te Çin'de EXPO lobisi için uğraşırken, Bir grup avukat ve dernek yöneticisi de adliye koridorlarında yürütmeyi durdurmaya çalışıyor. İnciraltı’nın EXPO alanı olarak kullanılmasını istemeyen Şehir Plancıları Odasına karşı, tam bir ‘’sosyal linç’’kampanyası başlatıldı. Mühendislerimiz, mimarlarımız, uzmanlarımız ‘’vatan haini’’ilan edildi.

''EXPO' yu istemiyoruz'' diyenlerin, itirazı daha çok seçilen yerle ilgili. Bu alanın beton ve demir yığınına dönüştürülmesinden sonra, terk edileceği ve buranın bir daha yaşam alanına dönüştürülemeyeceğine ilişkin kaygılar var.

Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) tarafından organize edilen fuarların bir kısmında benzer sorunlar yaşanmış. Yerel yönetimler birer çöplüğe dönüşen bu alanları eski haline dönüştürebilmek için milyon dolarlar harcamak zorunda kalmışlardır.

EXPO’ya kilitlenen İzmirliler, fotoğrafın bu tarafını görmek ya da düşünmek istemiyor. Dünya’da sadece İtalya ve Türkiye’nin bu organizasyona ev sahipliği yapmak istemesi,diğer ülkelerden hiç taliplinin olmamasını bu duruma bağlayanlar çoğunlukta.

İzmir oldukça ‘tutucu’ bir kent ve farklı düşünen, yazan aynı anda ‘’aforoz’ edildiği için, herkes EXPO korosuna eşlik ediyor.

Bu büyük organizasyon sayesinde değişimi yakalayan kentlerin oranı da oldukça yüksek. EXPO onlarca şehri dünya ile buluşturmakla kalmamış, ekonomik ve sosyal açılımlar yaparak çehresini değiştirmiştir.

İzmir'in fikir önderleri de, böyle bir beklenti içindedirler. Onlara göre, EXPO’ya kentin sadece makyajı yapılmayacak, aynı zamanda geleceğe koşması için gerekli olan oksijen sağlanmış olacak.

Kısa süre öne İzmir'de bulunan EXPO delegelerine şu soru yöneltmiştik.

''EXPO'nun uygulandığı kentlerde neler oldu ?''

Yanıt aynen şöyleydi:

''Burada asıl önemli olan projelerin konseptidir. Geleceğe ilişkin tasarımdır.EXPO'nun birer enkaza dönüştüğü ülkelerde oldu.Bu o ülkelerin tasarım başarısızlığıdır. EXPO'yla Dünya kenti olma vizyonunu kazananlarda oldu.''

İşte asıl tartışılması gereken İzmir'in bunlardan hangisi olacağıdır. Söz konusu olan sadece 1 milyon 500 bin m²'lik bir alan değil. Kentin ekonomik, sosyal ve kültürel doksundaki yarılmanın sonuçlarıdır. Bu mesele bilimsel düzeyde konuşulmuyor. Taraflar, basın ününde ve adliye koridorlarında haberleşiyorlar.

EXPO'yu isteyenlerle istemeyenlerin arasına sıkışıp kalan halk. ''Bilgi kirliliğine maruz kalıyor. Bilgisi olmadığı halde fikri olan onlarca kişi EXPO hakkında bir şeyler anlatıyor.

EXPO'yu tanıtmakla, anlatmakla görevli olan, bunun için milyon dolarlar cebe indiren ballı şirketler ile taşeronları ise gazete temsilcilerine yurt dışı tanıtım gezileri düzenlemek yerine (Buna bende dâhilim) şu EXPO'nun ne olduğunu kent halkıyla açık-açık paylaşsınlar.

Star Ege / 20.11.2007