Bir baraj hikayesi bu!

Ahmet YAZICIOĞLU 

Geçenlerde "Yiğitler'e kıymayın" diye yazmış ve bu güzelim köyde yaşanan bazı çarpıklıkları anlatmaya çalışmıştım.
Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (KOSBİ) ile Devlet Su İşleri'nden (DSİ) iki satırcık da olsa açıklama beklerken, İzmir Büyükşehir Belediyesi, neyin neden olmadığını anlatan bir elektronik posta göndermiş.
Türkiye'de işlerin nasıl yürüdüğünün, daha doğrusu niçin yürümediğinin en açık göstergesi… Oku ve ağla.
DSİ ile KOSBİ arasında 19 Temmuz 1999 yılında imzalanan protokolle, Yiğitler Barajı'nın planlama, proje ve inşaatının nasıl yapılacağı, 3 Ekim 2000 tarihindeki ek protokolle de baraj suyunun nasıl paylaşılacağı belirlenmiş… "Suyun yüzde 41'i tarımsal amaçlı kullanılacak, yüzde 59'u ise KOSBİ tarafından Kemalpaşa Ovası'ndaki sanayi kuruluşlarına verilecek!"
Dikkatinizi çekerim, cennet ova zaten sanayi kuruluşları ile doldu. Zengin tarım arazisini fabrikalar kapladı.

YAPILAN AYIPTIR
Yıllar önce imzalanan protokoller gereği DSİ planlama çalışmalarını tamamlamış, ancak KOSBİ üstüne düşen kesin proje yaptırma ve inşaata başlama konularındaki çalışmaları bir türlü gerçekleştirememiş.
Bu nedenle barajın uygulamaya esas kesin projesi bile, DSİ tarafından ihale yoluyla ancak ve nihayet 2009 yılında tamamlanmış. Yani ilk protokolün imzalanmasından tam 10 yıl sonra.
İZSU Genel Müdürlüğü, 2008 yılında yaşanan kuraklık sorununun, önümüzdeki yıllar içinde de ortaya çıkma olasılığına karşın, yeni su kaynakları arayışını sürdürüyormuş. Bu arada Yiğitler Barajı'nın da içme suyu amaçlı kullanılması yönünde çalışmalar yapıyormuş. Ne var ki baraj hayata geçirilemediği için bugüne kadar Yiğitler Deresi'nden de yararlanılamamış.
İZSU, bölgede her geçen gün artan içme ve kullanma suyu ihtiyacına yönelik önemli ve elimizin altında bir kaynak olan Yiğitler Barajı inşaatının başlayabilmesi amacıyla 22 Temmuz 2009 tarihinde DSİ 2. Şube Müdürlüğü'ne protokol yapma teklifinde bulunmuş. İZSU'nun, ortak baraj yapma teklifini DSİ, 25 Kasım 2009'da geri çevirmiş.
"KOSBİ ile DSİ arasındaki 1999 tarihli protokol halen yürürlükte olduğu için, barajın DSİ-İZSU ortaklığı ile yapılması mümkün değildir!"

OVA BİTTİ
Yiğitler Barajı projesinin her geçen gün içinden çıkılmaz bir hal alması karşısında söyleyecek söz bulamıyorum.
Daha önce de belirttiğim gibi Yiğitler'in yukarı mahallelerinin tüm kanalizasyonu dereye akıyor, çöplerin büyük bölümü de dereye dökülüyor.
İZSU, Yiğitler'in evsel atıklarını Kemalpaşa Arıtma Tesisi'ne iletecek hattın projesini yaptırıyormuş. Projenin hayata geçirilebilmesi için de İçişleri Bakanlığı'ndan "Kamu Yararı Kararı"nın çıkması ve onay alınması gerekiyormuş. Yiğitler'in kanal sistemi ancak bu prosedürler tamamlandıktan sonra ele alınacakmış.
Sözün kısası ölme eşeğim ölme…
Kemalpaşa ovası katledildi, kuyulardan sular çekiliyor, başta kiraz olmak üzere tüm meyve ağaçları kuruyor. Yiğitler deresi açık kanalizasyona döndü, ortalık çöplerden geçilmiyor.
Barajın yapılacağı yok. Ama İZSU, KOSBİ, DSİ arasındaki yazışmalar devam ediyor. Üretici de haklı olarak 11 yıldır tüm yöneticilere en iyi dileklerini sunuyor!

Kaynak: Yeni Asır  – 25.05.2010