Ben yoksam senin işin ne

 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Kent Kurultayı toplantısında açtı ağzını yumdu gözünü.
Türk Mühendisler ve Mimarlar Odası (TMMOB) tarafından İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde düzenlenen Kent Kurultayı’nın ilk gününde konuşan Kocaoğlu, EXPO konusunun içinden çıkılmaz bir hal aldığını söyledi. Kentteki çok seslilikten yakınan başkan, sesleri akordu bozuk olarak nitelendirdi. Kocaoğlu, “Universiade organizasyonunda kurduğumuz hükümet-yerel yönetim işbirliğini EXPO’da da sağlayabilseydik, en iyi EXPO’lardan birini yapardık” dedi.
Demirtaş’a tepki
İTO Başkanı Ekrem Demirtaş’ın ‘EXPO’da yerel yönetimlerin yeri yok. Bu hükümetin görevidir’ sözlerine cevap veren Kocaoğlu, “Vatandaşın biri çıkıyor ve ‘Bu hükümetin görevi yerel yönetimlerin yeri yok’ diyor. Peki yerel yönetimler yoksa kendisi orada ne arıyor. Kendisinin orada ne aradığını sorgulamadan beyan vermesi bizim EXPO’da elimizi zayıflattı. Araya aracı tefeci girmeseydi Üniversiade’ı hükümet ile uyumlu halde nasıl yaptıysak EXPO’yu da o yolda götürecektik. Mikserler araya girmeseydi bu duruma gelmeyecektik. İzmir’in bunlara ihtiyacı yoktur. Bunlar İzmir’i paçasından çekenlerin işidir. İzmir’in dinamiklerinin buna bir dur demesi gerekir”diye konuştu.
İletişim kopukluğu var
Kentin dinamik unsurları ile kanaat önderlerinin arasında iletişim kopukluğu yaşandığını söyleyen Kocaoğlu, “EXPO konusu tutanın elinde kaldı. Bu işi bilen bilmeyen herkes müdahil olmak istedi. İşe davul tozu minare gölgesi karıştı. Bu davul tozu, minare gölgesi Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ü de etkiledi. Tüm bunlar birleşince yer seçimi, çıkması gerektiği halde hala daha çıkmayan yasası ile bu iş bir kaos haline geldi. Belediye olarak EXPO’ya hazırlık için harcanacak paranın beşte birini taahhüt ettik, ancak hukukçular bu yasa ile ödeyemezsiniz diyor. Bakanlar Kurulu kararı ile oluşturulan kurula bu parayı gönderemiyorum. Yasal dayanağımız yok” dedi…
Vali Yardımcısından gaf
Vali Cahit Kıraç’ın yerine toplantıya katılan Vali Yardımcısı Halis Peker ise terör olaylarında basının da payı olduğunu söyledi. Peker, “İki güvenlik sorunu vardı. Birisi büyük çaplı olan terör hareketi diğeri ise günlük yaşantımızda karşılaştığımız, gasp, kapkaçtır. Basın yayın organları da bu olaylara çanak tutuyor, teşvik ediyor. Suç işleyenlerin eğitim düzeyi düşük ve parçalı ailelerden geldikleri gözleniyor. Ailede problemi olan insanlara karşı bir intikam, öç alma duygusu ile hareket ediyor. İnsanları Kordon’da yürürken görüyor. Tabi kız arkadaşı da yok. Temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için suça yöneliyor” diye konuştu.

Gazete Yenigün 25.05.2007{nomultithumb}