Basın Toplantısı’nda 5747 Sayılı Yasa Hakkındaki Görüşlerimizi Aktardık

6 Mart 2008'de TBMM tarafından kabul edilen 5747 Sayılı "BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN" ile ilgili Şubemiz ile Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi işbirliği ile sürdürülen çalışmalar ve oluşturulan görüşler tamamlanarak, düzenlenen Basın Toplantısı ile kamuoyuna sunuldu. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu bünyesinde 4 meslek odasının ..

görevlendirildiği konu hakkında HKMO sekreteryasında sürdürülen çalışma için Şubemizde Yönetim Kurulu üyemiz Aslı Özaylak başkanlığında bir komisyon oluşturulmuş ve ortak toplantılarda görüş geliştirilmişti. 11 Nisan 2008'de HKMO'da düzenlenen ortak basın toplantısında metni İKK Sekreteri Ferdan Çiftçi sundu. Toplantıya Şubemiz adına Komisyon Başkanımız Aslı Özaylak, Şube Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Çilingir ve İkinci Başkan Sabri Yüksel katılırken, bazı meslektaşlarımız da toplantıda dinleyici olarak bulundular. Açıklama şöyle:

5747 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna ilişkin Basın Açıklaması 

Ülkemizde idari bölünmeler her ne kadar harita üzerindeki basit hatlardan oluşsa da bu sınırların altında tarihi, toplumsal ve ekonomik vb. önemli ilişkiler bulunmaktadır. Dolayısıyla bu sınırlarda yapılacak herhangi bir değişikliğin nedeni, mevcuttaki sosyo-kültürel, ekolojik, ekonomik ve kurumsal bir değişime ya da gelişme/yetersizliğe dayanmalıdır. Diğer bir deyişle değişiklikler, tepeden yapılan müdahalelere göre değil, yerelin kendi özelliklerine göre yapılmalıdır.  

Yapılacak sınır değişikliğinin, geniş kapsamlı ve bilimsel ölçütleri taşıyan bir çalışmaya dayandırılmasını gerektirmektedir. Bu kapsamda sınır değişikliğine konu olan alanın, mekânsal, coğrafi, ekonomik, sosyal, tarihsel, kültürel ve kimliksel özellikleri incelenmeli; nüfus-ulaşılabilirlik ilişkisi ve kurum hizmet çapları hesaplanmalı, ilgili mevcut çalışmalar ve kentsel gelişme dinamikleri göz önünde bulundurulmalıdır.

Diğer yandan sınırların teknik olarak nasıl geçirileceği 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi yasasının 5-6.maddeleri ile 5393 sayılı Belediye Yasasının 5.maddeleri ve ilgili yönetmeliklerde açıkça belirtilmesine rağmen İzmir özelinde yeni oluşturulan Bornova-Bayraklı-Karşıyaka ile Konak-Karabağlar ilçe sınırlarının belirlenmesinde hiçbir teknik ve hukuki kurala da uyulmadığı görülmektedir.

 

Bu durumda hem hizmet götüren belediye hem de hizmet almaya giden halk açısından hiçbir ölçüte uymayan, doğal ve yapay engellerden oluşan yeni sınırların, hizmet verme ve alma konusunda zorluklar yaratacağı açıktır. Ayrıca yerel halkın ve yerel yönetimlerin de görüşleri alınmamıştır.

 

 Faaliyette bulunan 863 belde ile 283 ilk kademe belediyesi olmak üzere 1146 belediyelerin kapatılma kararı; yine yukarıda belirtilen teknik, hukuki, ekonomik sosyo-kültürel, ekolojik, ekonomik, tarihsel ölçütler göz önünde bulundurulmadan alınmıştır.  Örneğin yaz aylarında nüfusu 2-3 katına çıkan turizm beldelerinde hizmetlerin yerine getirilmesinde ciddi sorunlar yaşanacağı açıktır. Bölgemizde yer alan Belediyeler içerisinde Tarihi Kentler Birliği’ne üye olup ulusal zenginliklerimize karşı sorumluluklarını bilen söz konusu belediyelerin kapatılması bugüne kadar yapılan çalışmaların aksaması hatta durdurulması anlamına da gelecektir. Merkezi idarenin kaynaklarını aktararak desteklemesi gerektiği özel durumdaki bu yerel yönetimler, sadece nüfus ölçütü göz önünde bulundurularak kapatılmaktadır. Tüm bu yerleşimlerin kültür merkezi olması yanında özgün kimlik değerlerimizi geleceğe taşıyacak yerleşimler olduğu bir gerçektir.

 

 Söz konusu kanun değişikliğinin kamu yararı ve hizmetler açısından değil şehir rantlarının paylaşımına yönelik yapıldığı düşünülmektedir. Halkı demokratik katılımdan uzaklaştırmak, yerel örgütlenmeleri engellemek gibi nedenlere de yol açacaktır. Yeni örgütlenme biçiminin yerel halk tarafından benimsenmemesi yeni sorunları da gündeme getirecektir.  Yerel yönetim seçimlerinin hemen öncesinde hiçbir bilimsel çalışmaya ve gerekçeye dayandırılmadan yapılan bu düzenleme yerel seçimlere yönelik bir müdahale olduğu izlenimini de vermekte, yalnızca nüfus ölçütü göz önüne alınarak ülke genelinde verilen bu kapsamlı kararın daha sağlıklı verilere ve bilimsel araştırmalara dayandırılarak yapılması gerekmektedir.