BASINA VE KAMUOYUNA…

BU KEZ HRANT DİNK’İ HEDEF ALAN EŞİTLİK VE BARIŞA YÖNELİK SALDIRILARI KINIYORUZ…

Bir arada eşit ve kardeşçe yaşama düşüncesi için bazılarımıza canı ile, geride kalanlarımıza acı ile bedel ödetiliyor. Barış ve özgürlük savunucusu yurttaşımız Hrant Dink’in, değişik çevrelerce uygulanan psikolojik linçin ardından, hunharca katledilmesini, yaşadığı topraklara sevgi ile bağlı bir aydınımızın daha canice yokedilmesini kınıyoruz.

Hrant Dink kamuoyunda sadece Ermeni azınlığın sözcüsü olarak algılanmış olmasına rağmen toplumdaki dogmatik düşüncelere aykırı, sorgulayıcı ve farklı bakış açıları sunan bir aydındı. Gazeteci kimliği yanında toplumbilim ve tarih alanında alışılagelenin dışında bir araştırmacı örneği olmuştur. Bunların ötesinde İstanbul sevdalısı olan Dink, kentin ve toplumun aşındırılan, yitirilen değerlerine karşı hissettiği acıyı her fırsatta başka bir duyguyla ifade etmiştir. Hrant Dink’in şahsına yapılan bu saldırı aynı zamanda ülkemizin huzuruna, toplumsal değerlerine, düşünce özgürlüğüne ve ilerici kesime karşı yapılmıştır. TMMOB Şehir Plancıları Odası, bu olayın arkasındaki  karanlık ilişkileri lanetlemekte ülkemizin geleceğine karşı yapılan bu tür saldırıların tekrar etmemesi için ortak aklın ve sağduyunun hakim olmasını dilemektedir.

Dünya sahnesinde sistematik olarak sahneye konulan oyunların; her tür eşitsizliğin körüklenmesi kurgusuna dayandığını ve bunun sonucunda her ölçekte korku ve şiddet örüntüsü ile beslendiğini biliyoruz.  Bu ülkenin ilerici aydınlarına saldırabilecek tetikçilerin de, yine bu ülkenin her tür değerini pazarlamaktan şahsi menfaat sağlayabilecek zihniyet ve siyasetin yarattığı uçurumların derinliklerinden, yoksullaştırılmış, çaresizleştirilmiş toplum kesimlerinin içinden kolayca üretilebileceğini de biliyoruz. Bu nedenle düşünebilme ve haklarını talep edebilme fırsatları ellerinden alınmış insanları ya da kentleri sorgulamak yerine, bunları yeşerten, sindiren, tektipleştiren, gerici zihniyeti ve bu zihniyetin yasal, kurumsal araçlarını, uygulamalarını sorgulamak gerektiğini görmeliyiz. 

Eşitsizlikleri körükleyen, yoksunluk ve yoksullukları arttıran politika ve uygulamalar, güvenlik kaygısını ön plana çıkarır, kendine ve kentine yabancı bireylerin oluşumunu hazırlarken, güvenlik amacıyla üretilen çözümlerin de, insandan-çevresinden ayrıştırılmış mekanlar ürettiği, kentle bütünleşemeyen yerleşmelerin sosyal-ekonomik ve mekansal açmaz ve sorunlarını görmezden geldiği, dahası bu alanları satıp paraya çevirmeye çalıştığı ortada.Yaşadığımız dünyayı ve kentleri, insandan, sosyal yaşamdan kopartıp, tüm insana özgü değerlerini unutturarak yabancılaştıran, kentleri sadece ekonomik değerleriyle görmeye ve göstermeye çalışan yaklaşımların, toplumsal eşitlik, barış ve özgürlüğe hizmet edecek yaşam alanları ve insanlar yaratmadığı görülmeli artık…

Bugün Trabzon örneğinde yaşanan ve bir kentin topyekün linç edilmesine varan eleştirilerin, bu süreç, politikalar ve uygulamaların bir yansıması olduğu görülmeli, sorunun sadece Trabzon’un değil tüm kentlerimiz ve yaşam alanlarımızın içinde bulunduğu bir nitelik taşıdığı ve giderek kentlerimizi yaşanamaz hale getirdiği fark edilmeli…

Anadolu, farklı toplulukların değişik zaman katmanlarında birikimleri geliştirerek ya da farklılıkların aynı anda beraber varolup etkileşerek derin, köklü bir kültür yarattığı, dünyada bu yönü ile benzersiz bir coğrafya, eşsiz bir zenginlik sunmaktadır. Bu barışçı zenginliğin gereği olarak da; ırk, din, dil, etnik ve mezhep kökeni ile cinsiyet ayrımcılığını reddeden, farklı kültür ve düşünceleri zenginlik kabul eden, eşitlikçi ve demokratik bir toplum özlemimiz ve böyle bir toplumsal zemin inşası için çabalarımız kesintiye uğratılamayacak.Ülkemizde son yıllarda demokrasi ve barış ortamından rahatsız olan ve kendilerine sadece bulanık ortamlarda taraftar bulabilen çevrelerin yıllardır aydınlarımıza karşı yürüttükleri saldırı kampanyası karşısında susamayız. TMMOB Şehir Plancıları Odası, toplumsal ve kültürel değerlerimize sahip çıkan ve her türlü gerici, ayrımcı, faşizan düşünceye karşı özgürlüğü, toplumsal barışı ve evrensel değerleri savunan aydınlar ve sivil toplum örgütleri ile birlikte yürütmekte olduğu mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.

Acılarını paylaştığımız DİNK ailesine ve tüm halkımıza başsağlığı dilerken, bir arada yaşamı savunmaya, toplumdaki eşitsizlikleri derinleştirecek, yoksunluk ve yoksullukları arttıracak anlayış ve uygulamalardan arındırılması gerekliliğinin altını çizmeye devam edeceğimizi bir kez daha belirtiriz.Kamuoyuna saygı ve önemle duyurulur…

TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu