BASINA VE KAMUOYUNA

ODAMIZIN AÇTIĞI DAVADA, “İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK”İN DÖRT MADDESİNİN YÜRÜRLÜĞÜ DURDURULDU

Bakanlar Kurulu’nun 14.07.2005 gün ve 2005/9207 sayılı kararıyla, Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırılması suretiyle, 10.08.2005 gün ve 25902 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik”in bazı maddelerinin iptali istemiyle…

 TMMOB Şehir Plancıları Odası’nca açılan davada, Danıştay 8. Dairesi 29.05.2006 gün ve 2005/6259 E. kararıyla, dava konusu yönetmeliğin 16/2 ve 19. maddesinin yürütmelerinin durdurulmasına karar vermişti. Bu karar ile, Odamızın yürütmeyi durdurma ve iptal isteminde bulunduğu, 1, 2, 6/son, 16/1-3, 18, 20, 26, EK-2A/3.5, EK-2B/3.5 maddelerinde yer alan düzenlemelerin ise yürütmesinin durdurulması isteminin reddine hükmedilmişti.

Yürütmeyi durdurma talebimizin reddedildiği maddeler için Odamızca yapılan itirazı değerlendiren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, 2006/1011 sayı ve 09.11.2006 tarihli kararıyla, Odamız itirazlarından Yönetmeliğin 20 ve EK-2A/3.5 ve EK-2B/3.5 maddelerine ilişkin olanlarının kabulüne karar vermiştir.

Dolayısıyla, Odamızın açtığı davada, 16/2, 19, 20, EK-2A/3.5 ve EK-2B/3.5 olmak üzere dört maddenin yürürlüğü durdurulmuş bulunmaktadır.

Dava konusu yönetmeliğin 20. maddesi ile, “Projesine uygun olarak inşa edilmiş birinci sınıf gayrisıhhi müesseselere yetkili idarenin gerekli görmesi veya işyeri sahibinin müracaatı halinde, inceleme kurulunun önerisi üzerine yetkili idarenin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından süresi bir yılı geçmemek üzere deneme izni verilebilir. Tesisin özelliğine göre inceleme kurulunun kararıyla bu süre iki yıla kadar uzatılabilir.Deneme izni, bu süreçte açılma ve çalışma ruhsatı yerine geçer” biçiminde bir düzenleme yapılmıştı. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, bu maddenin yürütmesini şu gerekçelerle durdurmuştur: “Çevre kirliliği ve insan sağlığına az veya çok zarar veren veya vermesi muhtemel olan ya da doğal kaynakların kirlenmesine yol açabilecek gayrisıhhi müesseselerin açılma ve çalışma izinlerinin sıkı sıkıya kurallara bağlanması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. (…) Meskenlerden ve insanların ikametine mahsus diğer yerlerden mutlaka uzakta bulundurulması gereken 1. sınıf gayrisıhhi müesseselerin planlanan biçimde çalışıp çalışmadığının ve doğal kaynakların kirlenmesini önlemek için alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığının tesbiti için deneme mahiyetinde faaliyetine bir yılı geçmemek üzere geçici izin verilmesi işin niteliği göz önüne alındığında mevzuata uygun bulunmaktadır. Ancak, açılma ve çalışma ruhsatı yerine geçecek olan deneme izninin, ruhsat alamayacak birçok tesisin faaliyetine devamını sağlayacak biçimde iki yıla kadar uzatılması yolundaki düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır”.

Görüldüğü üzere, Genel Kurul, çevre ve insan sağlığı açısından zararlı gayrisıhhi müesseselerin deneme izninin 2 yıla kadar uzatılmasını sağlayan bu maddenin kamu yararına uygun bulunmadığını belirleyerek, maddenin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.

Bunun yanında, İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca, anılan yönetmeliğin EK-2A/3.5 ve EK-2B/3.5 maddelerinin de yürütmesi durdurulmuştur. Bu kararın gerekçesinde ise; “…düzenleme ile maden alanlarının birinci ya da ikinci sınıf gayrisıhhi müessese olarak sınıflandırılması, faaliyette bulunacak alanın hektar olarak büyüklüğü dikkate alınarak yapılmıştır. Faaliyet alanının büyüklüğü esas alınarak yapılan sınıflandırma sonucu, büyüklüğü itibariyle 2. sınıf olarak değerlendirilen bir maden işletmesinin 1. sınıf gayrisıhhi müessese kadar çevre ve toplum sağlığı için risk oluşturabilecek faaliyetleri olabileceği gerçeği karşısında büyüklük esasına göre sınıflandırmanın hukuka aykırı olduğu ve ileride telafisi güç zararlar doğurabileceği sonucuna ulaşılmaktadır”.

Bu karardan da anlaşıldığı üzere, yönetmeliğin ekinde gayrisıhhi müesseseleri sınıflayan EK maddeler, bu müesseselerin çevreye zararları, kamu yararı açısından telafisi olanaksız sonuçlar doğurma potansiyeli, kamu güvenliği ve toplum sağlığı açısından yerinde görülmemektedir. Odamız, birçok çevre zararlı faaliyetin sınıflama içindeki derecesini düşüren ve kamu yararı, toplum sağlığı açısından etkilerini yeterince göz önüne almaksızın belirleyen bu sınıflamanın yerinde olmadığı iddiasında haklı olduğunu yargı kararı ile de belirlemiştir.

Yönetmeliğin omurgasını oluşturan ve tüm ruhsatlandırma işlemleri için kullanılan EK maddelerin iptali aynı zamanda Yönetmeliğin uygulanamaz hale gelmesine de yol açmış görünmektedir.

Bunların yanında, Odamızca açılan davada Danıştay 8. Dairesi’nce; sanayi bölgesi, organize sanayi bölgesi ve endüstri bölgesi içindeki tesisler ile ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseselerin etrafında sağlık koruma bandı ayrılmasını yetkili idarenin inisiyatifine bırakan 16/2. maddesi ile, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseseler için yer seçimi ve tesis kurma izni aranmayacağını hükme bağlayan 19. maddelerinin yürütmesinin durdurulduğu da dikkate alındığında, yönetmeliğin uygulamaya ve ruhuna yönelik en önemli maddelerinden 4’ünün iptal edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Yönetmeliğin diğer maddeleri Danıştay 8. Dairesince görülmeye devam edilecektir. Ancak şu aşamada Davalı İdare, kamu yararı ve sağlığını gözetir bir biçimde yeni bir yönetmelik tesis etme veya en azından yürütmesinin durdurulduğu maddelerin düzenlediği alanlarla ilgili olarak yeni düzenlemeler yapma görev ve yükümlülüğü ile karşı karşıya bulunmaktadır.

İşyerlerinin açılması ve ruhsatlandırılmasına ilişkin Yönetmelikte kamu yararı, toplum sağlığı-güvenliği ve çevre sağlığına ilişkin gerekli ve zorunlu hassasiyetler ile yargı kararlarında açıkça belirlenen vurguların dikkate alınması gerekmektedir.

TMMOB Şehir Plancıları Odası, kamu yararı, şehircilik ilkeleri, toplum ve çevre sağlığını korumaya, savunmaya devam edecektir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

TMMOB Şehir Plancıları Odası
Yönetim Kurulu