Avrupa şart koşuyor

Burası İzmir’in Birinci Kordon’u… Henüz sabahın erken saatlerinde bile parkyerleri dolu, hatta önlerine ikinci sıra halinde araçlar bırakılmış. Ulaşım adeta arap saçı…''Özel otomobille yolculuğu azaltın. Kamu ve toplu taşımacılığı özendirin. Kent merkezlerine yaya ve bisiklet yolları yapın…''

 Fotoğraf: EMRE BİNİCİ İzmir Milliyet – 06.04.2007{nomultithumb}

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, kentin cazibe merkezi Alsancak’a özel araç girişini azaltmak için yapacağı düzenlemeler tartışma yarattı. Vatandaşların bir bölümü uygulamanın yanlış olacağını savunurken, Avrupa Birliği ülkelerindeki yerel yönetimlerin altına imza attığı bir metnin ise Kocaoğlu’nun sözleriyle tıpatıp uyuştuğu kaydedildi. Söz konusu ''Strasbourg Avrupa Kentsel Şartı''nın ''ulaşım ve dolaşım'' bölümünde,''Özel otomobille yolculuğun azaltılmasını, kamu ve toplu taşımacılığın özendirilmesini, hatta yaya ve bisiklet yollarına ağırlık verilmesini'' öngören zorurluklar dikkati çekti.

Otomobil şehri öldürür
Otomobilin, yavaş ama kesin bir biçimde, gürültü, hava kirliliği, kaza riski gibi etkenlerle kentleri adeta öldürdüğüne işaret eden Avrupa Kentsel Şartı, satır başlarıyla şöyle diyor:
''Bugünden bir şey yapılmaz, yeni düzenlemeler getirilmezse, araç trafiği; özellikle de özel araçlar ve kamyonlar, sadece kentleri tahrip etmekle kalmayacak, ‘sera etkisiyle’ tüm çevrenin zarar görmesine de hatırı sayılır bir katkıda bulunacaktır.
Araçlar; kentleri gürültü, rahatsızlık, ruhsal ve fiziksel tehlike, çevre estetiği ve sosyal alanların yok olması, hava kirliliği gibi sorunlarla tehdit eder.

Yeni kontrol kıstasları
Dolaşım, yaşanabilir bir kent oluşturmaya yönelik bir biçimde düzenlenmeli ve çeşitli ulaşım alternatiflerine izin vermeli.
Toplu taşıma, bisiklet yollarına, yaya ulaşımlarına öncelik verilmeli, ağır tonajlı araç trafiği kısıtlanmalı. Yenilikçi kontrol kıstasları konulmalı. Bisiklet yolları ve titizlikle düzenlenmiş yaya yolları oluşturmalı

Kaldırımlar genişletilmeli
Kent merkezi dışına otoparklar yapılmalı. Düşük maliyetli, sık, güvenli toplu taşım sistemleri yaratılmalı.
Sokak, sosyal bir arena olarak algılanmalı. Güvenlik, asayiş için kaldırımlar geniş olmalı. Kaldırımlarda ve kafelerin önlerinde, çekici, kaliteli aktiviteler özendirilmeli. Açık alanlar kaliteli kent mobilyaları, yol levhaları, ticari tabelalar, cephe düzenlemeleri, yeşillendirme, su, heykel, çeşme ve anıtlarla donatılıp korunmalı.''

TRAFİĞİN GÖZÜYLEBaşkanın önerisi doğru

Süleyman Oğuz (Trafikten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı):

Başkanın ortaya attığı çözüm önerisine ben de katılıyorum. Alsancak gibi kent merkezlerinde trafik yoğunluğunun azaltılması için doğru otopark politikaları şart. Otopark ücreti süreye bağlanmalı ve katlamalı tarife uygulanmalı. Tabii ''Buraya araçla gelmeyin'' derken, konforlu ve kolay ulaşım imkanı da sağlanmalı. Metro ve deniz ulaşımı entegreli şekilde kullanılmalı. Kısıtlama uygulanacak bölgede, tramvay ya da raylı sistem kurulmalı. Böylesi bir durumda kimsenin tepkisinin olacağını da sanmıyorum. Aksine ranatlama olacaktır, herkes memnuniyet duyacaktır. Merkeze araç girişine ilişkin kısıtlamaları, Avrupa’nın bütün tarihi şehirlerinde görebilirsiniz.

İZMİRLİ NE DİYOR?

Bu kadar otomobil varken…
Hasan Hüseyin Kiriş (44/Taksici): Alsancak’ta oturanlar var. Onlar ne olacak. Otomobil girişini kısıtlamak çözüm olmaz. Başkanımız otopark yapsın. Bu kadar çok araç varken trafik yoğunluğu çözümlenmez

50 yıl önce iş bitti
Yılmaz Koçyiğit (41/Apartman görevlisi):

Bu işin çözümü 50 yıl önce olurdu. Şimdi değil. O zamandan her apartman için ayrı otopark yapılmalıydı. Artık trafik yoğunluğunu biraz zor önlerler.

Millet yine yapacağını yapar
Lerzan Özlü (48-Ev hanımı):

Pek çözüm olacağını zannetmiyorum. Bizim milletimiz yine yapacağını yapar. İzmir’in en büyük sorunu otopark. Bence yer bulabilirlerse otopark yapsınlar. Yoğunluk öyle önlenir.

Otoparklara ağırlık verilsin
Ercan Erdemir (33/Mağaza yöneticisi):

Bence öyle bir uygulama çözüm olamaz. Sağa sola rastgele park edilen araçlar yüzünden trafik sıkışıyor. En iyi çözüm otoparklara ağırlık verilmesi.

Tek-çift plaka uygulansın
Rıza Beler (53/Mimar):

Kısıtlama çözüm olmaz. Şimdiki mevcut otopark ücretleri de uygun değil. İzmir gibi bir şehre kalıcı çareler bulunmalı. Bir gün tek plaka, bir gün çift plaka yapsınlar.

Evimin önünde para ödüyorum
Jale Körpeağaç (56/Evhanımı):

Otopark sorununa zaten müthiş sinirleniyorum. Evimizin önüne arabamızı park edip, ücret ödüyoruz. Nedir bu iş? Katlamalı tarife sadece dışardan gelenlere uygulansın.

Kısıtlama çözüm değil
Aydın Çaba (42/Şoför):

Özel araca kısıtlama getirmek, park ücretini artırmak asla çözüm olmaz. İnsanlar o kadar otopark parası ödemez. Bu uygulama doğru değil. İnsanları kanunlarla, kurallarla yaşatmak lazım.

Parayı veren yine park eder
Tayyar Sancar (33/Ayakkabıcı):

Alsancak çok işlek bir yer. Sürekli bir araç sirkülasyonu var. İnsanlar parayı gözden çıkarıp gelip park edeceklerdir. Sonuçta çözüm olmayacaktır diye düşünüyorum.