Altıncılar mı önemli İzmir halkı mı?

Altıncılar mı önemli İzmir halkı mı?
Özer Akdemir

İzmir’in içme suyu ihtiyacını karşılayacak Çamlı Barajı’na, altıncıların bölgedeki arama faaliyeti nedeniyle izin verilmedi

Ben şu yaşıma kadar olumsuz çıkan bir ÇED raporu görmedim”… Özellikle altın madenleri ile ilgili izinlerin, bu arada ÇED sürecinin tartışıldığı panel-söyleşi, basın açıklaması vs etkinliklerde konuyla ilgili uzmanların ve bilim insanlarının söylediği bu cümle galiba artık geçerliliğini yitiriyor.
Ankara’dan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden sızan bilgilere göre artık olumsuz çıkan bir ÇED raporu var! Edindiğimiz bilgilere göre Çevre ve Orman Bakanlığı İzmir ilinin özellikle güney aksının su ihtiyacını gidermesi için Büyükşehir Belediyesi tarafından projelendirilen Çamlı Barajı yapımına ÇED olumlu belgesi vermedi. Bu kararın gerekçeleri henüz açıklığa kavuşmamış olsa da, bakanlığın barajın yaratacağı çevresel riskleri gerekçe göstererek böyle bir karar verebileceği dile getiriliyor. Aynı bakanlığın yine aynı bölge içerisinde yer alan Efemçukuru Altın Madeni’ne ÇED olumlu belgesi vermekte sakınca görmediğine dikkat çeken hukukçular, uzmanlar ve çevreciler, Çamlı Barajı’na ÇED olumlu raporu verilmemesinin sırf Efemçukuru Altın Madeni’nin önünü açmak için yapıldığını söylüyorlar. Yıllar sonra bir ÇED olumsuz belgesi ile karşılaşan bilim insanları, bu belgenin de İzmir’in içme suyunu karşılaması planlanan Çamlı Barajı için verilmiş olmasının şokunu yaşıyorlar. Üstelik bölgeyi ve yeraltı sularını ağır metal kirliliği ile kirleteceği bilirkişi raporlarına da yansımış bir altın madeninin açılması uğruna üç milyonluk bir kentin içme suyunu sağlayacak barajın yapımına engel olunması söze gerek bırakmıyor…

İzmir için yaşamsal önemde
Küresel ısınmadan kaynaklı su kaynaklarının azalması probleminin her geçen gün yakıcı bir şekilde kendini hissettirdiği günümüzde, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütün maddi külfeti yüklenerek kentin su ihtiyacı için yaşamsal önem taşıdığı gerekçesiyle projelendirdiği Çamlı Barajı’nın yapımına Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan olumlu yanıt çıkmadı. Daha önceleri DSİ tarafından yapımı planlanan, ama DSİ’nin özellikle bölgede açılmak istenen altın madeni girişiminin ardından birdenbire fikir değiştirerek yapımından vazgeçtiği Çamlı Barajı Projesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürüldü. İzmir’in su rejimini yöneten İZSU yetkilileri tarafından “İzmir’in geleceği, yaşamsal önemde bir proje” olarak nitelenen Çamlı Barajı için bütün maddi giderlerin Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacağı açıklandı. Barajın su toplama havzası içinde bulunan Efemçukuru köyünde TÜPRAG tarafından açılmak istenen altın madenine barajın su toplama havzası içinde bulunması nedeniyle şiddetle karşı çıkan İZSU, madene karşı açılan davalara da müdahil olmuştu.
Çamlı Barajı’na ÇED olumlu belgesi verilmemesi konusu ile ilgili net bir açıklama yapmaktan kaçınan İZSU yetkilileri sadece kendilerine de böyle bir duyum ulaştığını dile getiriyorlar.

Aziz Kocaoğlu göreve!
Konuyla ilgili İZSU içerisinde de farklı yaklaşımların olduğu dile getirilirken, asıl çelişkiyi Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun yaşadığı vurgulanıyor. Çamlı Barajı havzasında işletilmesi planlanan altın madenine karşı çıkan ve ‘Ya bu maden olmayacak ya da İzmir’i taşıyacağız’ görüşünü dile getiren Kocaoğlu’nun yerel seçimler öncesi böylesi bir konuda geri adım atmasının yine kendisine zarar vereceği yorumları yapılıyor.
İzmir’in tanınmış çevre avukatlarından Av. Şehrazat Mercan, Çamlı Barajı’na ÇED olumlu belgesi verilmemesi kararının, altıncıların önünü açmak anlamına geldiğini söyledi. Mercan, “Biz de böylece, bir proje hakkında ilk defa, çevreye etkileri olumsuzdur kararı verilmiş olduğunu gördük. Bu, ÇED araştırmalarının, bilimsel verilere göre değil, sermayenin çıkarlarına göre hazırlandığı gerçeğine ironik ve çarpıcı bir örnek” dedi.
EGEÇEP Dönem Sözcüsü Av. Arif Ali Cangı da bu kararın altında, altıncıların işini kolaylaştırma düşüncesinin yattığını belirterek, İzmir’in susuzluk ya da kirli içme suyuna mahkum edildiğini kaydetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu şimdiye kadar verdiği sözlerin ve güvencelerin gereğini yerine getirmeye çağıran Cangı, “İzmirlileri de sularına ve geleceklerine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Enerji Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı’nın altıncı şirketlerin taşeronluğunu yapmasına sesiz kalmayacağız. EGEÇEP’in ve Elele Hareketi’nin 2008 yılında en yoğun mücadelesinin Efemçukuru Altın Madeni’ne karşı olacağını şimdiden ilan ediyoruz” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

Evrensel / 30.12.2007