Allianoi’yi boğarsak EXPO’yu hak edebilir miyiz?

Nedim Atilla – Akşam

Hükümetin EXPO konusunda İzmir’e karşı samimi olup olmadığını tartışırken önemli bir mihenk taşının antik çağın büyük sağlık merkezlerinden biri olan Allianoi için alınacak kararlar olduğunu yazmıştık. Bir kez daha yineleyelim: Bizim EXPO’daki temamız, “Daha iyi bir dünya için yeni yollar ve herkes için sağlık- New routes to a better world and health for all” Siz hem böyle bir tema ileri süreceksiniz hem de İzmir ili sınırları içinde bulunan en eski sağlık yurtlarından biri olan Allianoi için “boğun” kararı vereceksiniz. Allianoi Girişim Grubu Dr. Oya Otyıldız’dan gelen ve ancak Tayland seyahati sonrasında okuyabildiğim mesaj yine de bu konuda umutlu olmamızı sağladı.

İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 27 Kasım 2006 tarihli kararı ile ‘varlık nedenine aykırı bir biçimde’ Allianoi’nin baraj suları altında kalmasına yönelik DSİ’nin projesini onaylamıştı. Dr. Otyıldız’ın mesajında şöyle deniliyor daha sonra: “Koruma Bölge Kurulu tarafından, dayanak gösterilen Koruma Yüksek Kurulu’nun 4 Ekim 2006 tarihli ilke kararının yargı denetimi sonucunu beklenmeden, alelacele karar alınmıştır. İlke kararı 27 Ekim 2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti, üç gün sonra 30 Ekim 2006 tarihinde DSİ’nin projesi imzalanmış, 3 Kasım 2006 tarihli yazının ekinde Kurula sunulmuştur. Bölge Kurulu, 27 Kasım 2006 tarihinde yapılan toplantısında hiçbir inceleme yapmadan projeyi onaylamıştır. Bu süreç olağan bir süreç değildir. Anlaşılan, DSİ’nin projesi, ilke kararından önce hazırlanmıştır. Üstelik karar süreci Allianoi Girişim Grubu’ndan, diğer ilgililerden ve kamuoyundan gizli yürütülmüştür. Kararın alındığı toplantıya ilişkin olarak ilgili meslek odalarına gönderilen toplantı programında, “Allianoi” gündemde bile yoktur.

2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 8/1. maddesine göre; “…tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir…” Bu kararda yasaya aykırı olarak, Koruma Bölge Kurulu tarafından hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan, DSİ II.Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan projenin onaylanmasına karar verilmiştir. Yani bu karar, DSİ II.Bölge Müdürlüğü’ne aittir.

Sahip olduğumuz zengin kültürel ve doğal varlıkları korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak tarihsel bir sorumluluğumuzdur. Bu amaçla pek çok uluslararası koruma sözleşmesinde imzamız bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Anayasanın 63. maddesi ve 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası koruma yükümlülükleri öngörmektedir. Allianoi’yi yok edecek korumama kararı ile bu hukuk metinlerinin hepsi yok sayılmıştır. Koruma Bölge Kurulu, Allianoi’ye ilişkin daha önce almış olduğu koruma kararlarının tamamına aykırı karar almış, kendisiyle ters düşmüştür. Allianoi ile ilgili şimdiye kadar sunulan bilimsel raporların hiç birisi dikkate alınmamıştır. Karar, 1800 yıl sağlam kalabilmiş bir sağlık yurdunun insan eliyle ebediyen yok olmasına yol açacaktır. Tarihe yok edenler olarak geçmemek için dünya kültür mirası listesine girecek nitelikteki bir kültür varlığının, Allianoi’nin suya gömülerek yok olmasına, sulara boğulmasına izin vermeyeceğiz. Demokratik ve hukuksal mücadelemiz, büyük yanlıştan dönülene kadar sürecektir.

Bu amaçla, Allianoi’nin yok olmasına yol açacak kararın yürütülmesinin durdurulması ve iptali için dava açıyoruz. Dava 87 Allianoi Dostu tarafından açılmaktadır. Konuya duyarlı meslek odaları, dernekler, vakıflardan oluşan bir grup kurum tarafından da önümüzdeki hafta içinde dava açılacaktır.”

Baştaki sorumuzu yineleyelim: Allianoi’yi boğarsak EXPO’yu hak eder miyiz sizce?

26.01.2007