Allianoi’nin hesabını kim verecek?

Şerif Yenen

Antik çağın en önemli tedavi merkezlerinden İzmir’in Bergama İlçesi’ndeki Allianoi Antik Kenti ile ilgili gelişmeleri yakından izliyoruz. Yapımı tamamlanan Yortanlı Barajı’nın derinliklerine gömülme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu antik kentin durumu ile ilgili belirsizlik ne yazık ki devam ediyor.

Barajı yapan Devlet Su İşleri (DSİ) ile ülkemizin tarihi-kültürel mirasının korunmasından sorumlu bakanlığımız olan Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında yıllardır bu bölgenin kaderiyle ilgili yazışmalar-görüşmeler sürüyor. Antik kentin durumu tüm insanlığın ortak mirası olması nedeniyle uluslararası platformalarda da tartışılıyor. Allianoi’nin sular altında kalmaması için hem Türkiye’de hem de dünyada geniş bir kamuoyu desteği sağlanmış durumda. Rehberler olarak biz de bu platformlara destek veriyoruz.

Allianoi’de 9 yıldır Doç. Dr. Ahmet Yaraş başkanlığında arkeolojik kazı çalışmaları yapılıyor. 1998-2006 yılları arasında burada yapılan kazılardan çıkan 11 bin tarihi eser Bergama Müzesi’ne teslim edildi. Yaraş, Allianoi’de, en dar çerçevede bile kazıların tamamlanması için en az 5 yıllık bir süreye ihtiyaç duyduklarını bildiriyor. Yaraş en son yayınladığı kamuoyuna duyurusunda, “Sanki bu alandan sağlanabilecek bilgiler tamamlanmışçasına hareket edilmesini, bilime ve kültüre yönelik en hafif deyimle değer bilmezlik olarak algılıyoruz” sözleriyle sitemlerini dile getiriyor. Yaraş’ın bu tespitine katılıyor, Allianoi gibi bir kültür mirasını, gelecek nesillere zarar vermeden iletmenin hem görevimiz hem tarihi sorumluluğumuz olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Bazıları, bu antik kentteki kazıların tamamlanmış olduğunu, tarihi eserlerin önemlilerinin çoktan çıkarıldığını, geriye kalan eserlerin ise yıllar sonra sular çekilince tekrar ortaya çıkabileceğini iddia ediyor. Hatta bazıları da, baraj sularının bu eserlere zarar vermeyeceğini, barajların ömrünün ortalama 150 yıl olduğunu, sular çekildikten sonra kazıların sürebileceğini savunuyor. Bizler konunun uzmanı değiliz ancak bildiğimiz birşey var. Dünya mirası niteliğindeki kültür varlıklarımıza sahip çıkmamız gerekir, yoksa yaptıklarımızın hesabını veremez konuma düşeriz.

Dokuz yıldır Allianoi’de büyük bir özveri ve emekle çalışan bilimsel heyeti yok sayarak Allianoi’nin sular altında kalmasının önünü açacak nitelikte kararlar alınıyor. Böylesine kritik kararların altına imza atanlar dileriz sorumluluklarının bilincindedir.

Şimdilik DSİ yetkililerince daha önce açıklanan su tutma işlemi Allianoi’de hala gerçekleşmedi. Ancak bu tehlikenin sona erdiği anlamına gelmiyor tabi. Nitekim, İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, kasım ayında gündemlerinde olmadığı halde SİT kararını kaldırdı.

Ülkemizde sağlam kalabilmiş, hala kullanılabilecek sıcak suyu ile en büyük sağlık merkezi olan 1800 yıllık Allianoi, dünyanın doğa tarafından en iyi korunmuş ve en sağlam kalabilmiş şifalı sular barındıran sağlık yurtlarından. Bu eşsiz dünya mirasını geç olmadan kurtarmak insanlık görevimiz. Allianoi’nin artık bu haksız ve tedirgin bekleyişe katlanacak gücü azalıyor, bir an önce hakkını teslim almak istiyor.

Akşam- 31.01.2007