Allianoi bir iki taştan ibaret mi? Yoksa Türkiye’nin bir değeri mi?

 Deniz SİPAHİ

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’na göre Allianoi bir iki taştan ibaret…

Hatta Eroğlu daha da ileriye gidiyor ve şunları söylüyor:

“Orası Allianoi değil. Allianoi diye bir yer o kişinin uydurduğu bir kelimedir. Bunu ben ispat ettim. Bunu çok net söylüyorum. Bununla ilgili TRT’yi yanıltmışlar, bir tarihte belgesel diye hazırlamışlar. Belgesel olduğuna göre belgesini gönderin dedim. Böyle bir tarihi kayıt gösteremediler. Genel müdürken TRT’ye sert bir yazı yazdım. Neticede kendim baktım. Orada Paşa Ilıcası adıyla bilinen Türkiye’nin her tarafında olan bir ılıca, kaplıca var. Geçmiş dönemde eski bir valimizin zamanında restore edilmiş. Beton duvarlar var. Mermerler konmuş. Sadece Peri Kızı adı verilen bir eser çıktı, Bergama Müzesi’ne kondu. Her tarafta olan mozaikler var. Çatı uydurma bir malzemeyle yapılmış. Çıkan bir tek sütun var, Peri Kızı var. Sütunlar korunacak. Üniversitelere bilim adamlarına sorduk. Onların istediği şekilde koruyacak tedbirler alıyoruz, örtüyoruz. İstenildiği zaman, gelecekte tekrar açılır kullanılır. Tarihi eserlere bir şey yaptığımız yok. Oraya biz 60 milyon lira para harcadık. Bir takım cahil insanlar yüzünden, bazı art niyetli kişiler yüzünden orada su tutulamadı, çiftçiler mağdur oldu. İki senedir bekliyor. Artık tahammülümüz yoktur.”

* * *

Çevre Bakanı’nı kızdıran ve bu sözleri söyleten kişi elbette o bölgede bir çevre hareketi yapan gruplar ve de sanatçı Tarkan…

Tarkan, “Allianoi sulara gömülmesin” deyince; Çevre Bakanı da “Sanatçı arkadaş sanatıyla ilgilensin, herkesin bir ihtisası vardır. Herkes bilmediği bir konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur” dedi.

Peki Çevre Bakanı böyle düşünüyor da hükümetin farklı bir bakanı Allianoi’ye nasıl bakıyor?

Bakan Eroğlu’nun “Yok böyle bir yer” dediği Allianoi için Kültür Bakanlığı’nın sitesinde bakın neler deniyor?

* * *

“Allianoi Türkiye için çok önemli bir değerdir. Son yıllarda yapılan kazı çalışmaları sonucunda Bergama’nın 18 kilometre kuzeydoğusunda Paşa Ilıcası olarak anılan merkezde Asklepios’a adanmış yeni bir Asklepion bulunmuştur.

1998 yılından bu yana yapılan kurtarma kazı çalışmaları sonucunda… Halen 47 derece sıcak suyu olan dinlenme veya terapi odaları, çeşme ve havuzları, termal tesisleri. Halen kullanılan çift kemerli Roma köprüsü… Tören yolu… Caddeler… Dükkanlar, anıtsal çeşme…

Görkemli bir tedavi yapısı… Anıtsal giriş… Bazilikal tipte büyük kilise yapısı… İki mezarlık şapeli… Mezarlık, seramik atölyeleri, fırınlar… İçme ve atık su sistemleri ortaya çıkarılmıştır…”

* * *

Ben listeyi uzun olduğu için kısalttım.

Yani Allianoi ile ilgili devam eden kazılarda daha birçok yere daha ulaşılmış.

Kültür ve Turizm Bakanlığı bilgileri şu cümleyle bitiyor:

“Allianoi, büyük olasılıkla İ.Ö. II. yüzyılda kurulmuş, ancak İ.S. II. yüzyılda Hadrian Dönemi’nde büyük bir bayındırlık hareketi yaşamış ve hidroterapinin uygulandığı büyük bir kült merkezi görünümü kazanmıştır. Bizans döneminde kısmen yerleşime sahne olan merkez, Batı Anadolu’da sıcak su kaynağının üzerinde kurulmuş, en büyük ve en iyi korunmuş komplekslerden biridir.”

Yorumu siz yapın…

Daha doğrusu Çevre Bakanı’yla Turizm Bakanı yapsın.

Allianoi bir iki taştan ibaret mi?

Yoksa Türkiye’nin en değerli hazinelerinden biri mi?

Kaynak: Hürriyet Ege – 03.09.2010