26.02.2011 – Yeni Asır – Çağdaş Sevgi Yolu, Egelileri bekliyor

Görkem GÜN

Uzman mesleki kuruluşların başkanları İzmir'in prestij alanında yapılan yenileme çalışmalarını çok beğendi. Tek eleştiri, yapısal alanların bitkisel alanlara baskın olmasına getirildi. Kalan her şeyi, satıcılar ve İzmirliler de "harika" buldu.

İzmir denilince akla ilk gelen simgesel alanlardan biridir Sevgi Yolu… Dizi dizi takı ve kitap stantlarının bulunduğu sokak, kentin kültürel yaşamı açısından da büyük önem taşır.
Çoğu İzmirlinin haftada bir ya da iki kez mutlaka uğradığı bu sosyal alan, Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan tarafından, kendi ifadesi ile "Saat Kulesi'nden sonra kentin görülmesi gereken ikinci önemli noktası ve buluşma yeri" haline getirildi.

GÖRSEL ŞÖLEN
Yenileme çalışması için 3-4 ay kapalı tutulan Sevgi Yolu, geçen hafta esnafının taşınması ile kültür çarşısı işlevini yeniden ve modern standları ile sürdürmeye, çağdaş görünümü ve İzmir'i anlatan ögeleriyle de gelip geçenlere görsel şölen sunmaya başladı.
Zemininden ışıklandırma sistemine, stantlarınndan banklarına kadar her şeyi yenilendi bu sevimli köşenin.
Önce Gazi Osman Paşa Bulvarı girişinden başlayarak, Karaca Otel-sinema ve kafeteryaların önlerindeki kaldırım ve yol düzenlemeleri yapıldı. Tabandan ışıklandırma gerçekleştirildi. Yol doğal granitle kaplandı. Tuvalet yıkılıp paravanla fazla göze çarpmayacak biçimde ahşap malzeme ile yenilendi.
Yenilenme işi 1 milyon 608 bin liraya ihale edilen Sevgi Yolu, 54 el sanatları, 33 kitap olmak üzere toplam 87 reyonu, reyon kapaklarında oluşturulan sürekli nostaljik fotoğraflar sergisi, turizm danışma ve güvenlik ofisleri, yıldızlar kaldırımı, kitap imza ve mini konser alanları ve mebran gölgelikleri ile İzmir'in en düzenli ve çağdaş kültürel alanı ve el sanatları çarşısı aynı zamanda.
Mekanı size fotoğraflarıyla tanıtırken uzmanların da görüşlerini aldık. Genel kanı olumlu olarak belirtildi. Çevrecilerin "Behçet Uz'un kente armağan ettiği, dünyanın hiçbir yerinde benzeri bulunamayacak, İzmir'e özgü dev gövdeli palmiyeler, aydınlatma için üzerlerine takılan kelepçeler ya da yola atılan betondan zarar görebilir" endişesi konusunda da ferahlatıcı mesajlar aldık.

İNSANCA BİR YER
Çalışmalar sonunda ortaya muhteşem bir eserin çıktığını belirten Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, "Burası çok güzel, çok kullanışlı, insanca bir yer haline geldi. Her detay çok ince bir şekilde düşünüldü ve uygulandı. Sevgi Heykeli, İzmir'in stand kapaklarındaki eski zaman görüntüleri, çiçekler ve olağanüstü güzel ışıklandırma ile yolumuz şimdi tam bir Sevgi Yolu haline geldi. İzmir'de 7'den 70'e hemen her yaştaki insanların Saat Kulesi'nden sonra 2. buluşma adresi Sevgi Yolu olacak. Bahar aylarında düzenlenecek mini konserler ve çeşitli etkinliklerle İzmir dışından da insanların uğrak yeri konumuna getireceğiz Sevgi Yolu'nu.. Ve İzmir denilince akla önce Saat Kulesi, sonra Sevgi Yolu gelecek" dedi.
Yenilikler, değişimler kolay kabul görmez. Ne kadar beğenilirse beğenilsin Sevgi Yolu için de aynı durum söz konusu. O bakımdan biz konunun uzmanı kuruluşların en yetkili kişilerinden ve tabii esnafla İzmirlilerden görüş istedik.

Dünyayı buraya çekmeliyiz
ŞEVKET ÖZÇELİK

53 yıl önce Sevgi Yolu palmiyelerini ilk kez görüşümü dün gibi anımsıyorum. "Aman Tanrım, bu ne güzellik böyle!" diye şok geçirmiştim adeta. Behçet Uz'un kente armağan ettiği palmiyeler, geniş gövdeleri ve devasa boyları ile sadece İzmir ikliminde oluşabilecek mühteşem güzellikler. Yapım çalışmaları sürerken, özellikle zemine beton dökülünce endişelenmiştim. Prof. Dr. Küçükerbaş'ın açıklaması yüreğime su serpti. Dilerim yanılmamıştır… Bitki azlığı dışında gerçekten harika oldu Sevgi Yolu. Şimdi mesleki kuruluşlar ve şirketler, turisti de oraya çekmek için Başkan Tartan'a gerekli desteği vermeli. Tartan da ağırlığını koymalı… Sevgi Yolu'nda, kitap ve Çin malı incik boncuğun yanı sıra, ülkenin tüm yörelerine ait hatıra eşyaları satışa sunulmalı. Ege ve Anadolu kooperatiflerine yer ayrılmalı. Stantları, odalar ve sponsor şirketler zenginleştirmeli. Dünyayı oraya çekmeliyiz. Haydi Ekrem Bey! Haydi Zekeriya Bey! Haydi Ender Yorgancılar kardeşim… Gösterin kendinizi! Sayenizde yatırım döviz olarak ülkeye dönsün.
(Sevgili Hakan; Sanat Pazarı da, pazar günleri restoranların karşısındaki genişleyen kaldırımda rahatça kurulabilir… Saydım, 20 stant yeri hazırlatmışsın orada! Benden hatırlatması…)

Bu tarz bölgelerin sayısı artırılmalı
GÖKHAN ERKAN

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Başkanı
Sevgi Yolu İzmir'in önemli yaya bölgelerinden biri. Ne yazık ki kentte bu tarz çok az bölgemiz var. oysa yaya bölgeleri, yaşamda çok sık kullanılan ve kentler için çok önemli yerlerdir.
Böyle yerlerin, gerek tasarım, gerekse kullanım açısından geliştirilmesini doğru buluyorum. Sevgi Yolu, hem sembolik anlamda hem de kentsel gündelik yaşam anlamında önemli bir konuma sahip. Yapılan düzenlenme bence iyi oldu. Farklı yerlerde de benzer uygulamalar yapılmalı. Örneğin Kıbrıs Şehitleri Caddesi de Sevgi Yolu gibi yaya bölgesidir. Buraya da bir yenileme yapılması gerekiyor. Yaklaşık 100 metrelik bir sokaktaki değişim, kent gündemine oturuyorsa bu yapılan işin önemini gösterir. İzmir'de son 10 yıldır bu tarz bir değişim olmamıştı. Sevgi Yolu iyileştirmesinin insan ve kent yaşamı açısından çok uygun olduğunu düşünüyorum.

Palmiyelere zarar verecek durum yok
Prof. Dr. Erhan V. KÜÇÜKERBAŞ

Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şubesi Başkanı
Yapılanlar pozitif. Sevgi Yolu İzmir'in prestij mekanlarından biri. Kaliteli dış mekan donatı elemanları ile donatılması gerekirdi ki öyle yapılmış. Bunlar o yerin değerini artırır. Girişteki "İzmir" yazısı gerçekten çok güzel. Bütünlüğü bozmuyor. Satış yerleri görsel kirliliğe yol açıyordu, şimdi bir tasarımcının elinin değdiği belli. Yapımda yalın ve çağdaş malzeme kullanılmış. Zemin düzenlemeleri, ışıklandırma ve fazla yük bindirmeyen kelepçeler palmiyelere sorun yaratmaz. Ağaç kök boğazları köklerin toprakla temas kurduğu çizgi dikkate alınarak korunmuş. Üst ışıklandırma parçalı olarak dizayn edilmiş. Bu da çok zekice bir tasarım. Palmiyeler çok yüksek. İnsanda yürürken üzerine geliyor izlenimi yaratabilir. ışık örtüsü sayesinde bu izlenim azalır. Tek sorun; biraz daha fazla bitkisel yüzey yapılabilirdi. Yapısal yüzey oransal olarak baskın. Bitki alanları biraz daha artırılabilir. Sevgi Yolu, yeni haliyle gerçekten çağdaş.

Turizm açısından önemli bir tesis
MEHMET İŞLER

ETİK (Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Yön. Kur. Bşk.)
21. yy'da hedef çevre. Modern yaşam tarzlarında insanların soluk alabileceği, doğal yaşam alanlarına ihtiyaç duyulur. İnsanlar, bu alanlara şehrin stresinden kaçış noktası yaparak, kendilerini yenileyebilir. Böyle daha birçok alanın topluma kazandırılması lazım. Ne yazık ki bu alanlar ülkemizde ve İzmir'de yeterli değil. Sevgi Yolu'nun turizm açısından da önemi büyük. Turist geldiği şehirde rahatça dolaşabileceği, trafikten uzak, çevreye saygılı yer arar. Ve bu yerler şehrin gelişmişliğini, insana verdiği değeri gösteren imgelerdir. Biz turizmciler olarak bu tür mekanların destekleyicisiyiz. Bu açıdan yenileme pozitif bir durum. ETİK adına söylüyorum, kanaat önderleri şehri güzel gösteren bu tür mekanlara, yeşil alanlara daha çok özen göstermeli. Turist çekebilmek için de bunlara çok ihtiyacımız var.

Heykel ve şiir köşesi girişte
İzmir'in yeni sembolü Sevgi Yolu'nun yenilenen görünümünde, Heykeltıraş Ekin Arman tarafından yapılan "Sevmek Zamanı" isimli heykel de hemen girişte yer alıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu Heykeltraş Ekin Erman, heykele Başkan Tartan'ın önerisi üzerine 'Sevmek Zamanı' adını verdiğini söyledi. 2 metre yüksekliğindeki heykelin alt bölümünde oturma platformu bulunduğunu kaydeden Erman, "Bu heykeli herkes kendi anlamlandırsın istiyorum. Kavuşma ve ayrılık var. İçinde çok büyük bir enerji barındırıyor. Aşk ve hüzün var. Zaten aşk en başından hüzünlü bir kavram. Başkanımız Hakan Tartan'ın dediği gibi, sevgililer, heykeli sevsin ve burada buluşsunlar" dedi.
Heykelin hemen arkasında, İZMİR yazısının üstünde Nazım Hikmet, Atilla İlhan, Louis Aragon ve Pablo Neruda gibi dünya şairlerinin sevgi şiirleri de yer alıyor.

***

 

Kaynak: Yeni Asır – 26.02.2011