22.11.2007 – Yeni Asır – Şehir plancılarının asli görevi

22.11.2007

Şehir plancılarının asli görevi {nomultithumb}

Mimar ve mühendis odaları saygın bir sivil toplum kurumu. TMMOB'nin, Baro ve Tabibler Odası'nın Türkiye'nin ve demokrasinin gelişimindeki katkıları tartışılmaz.
Ne yazık ki bu kurumun bazı üyeleri, zaman zaman talihsiz söylem ve eylemleriyle gündeme gelebiliyor. Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi'nin son çıkışında olduğu gibi.
İzmir ve Türkiye EXPO 2015'e kilitlenmişken, Şehir Plancıları Odası sivri bir çıkış yaptı. "İnciraltı tarım alanı EXPO'ya tahsis edilemez" gerekçesiyle dava açtı.

ALAN VEREN MEMNUN
Çatlak ses haklı olarak infiale yol açtı. Orta yerde rant yok. İzmir'in kaderini değiştirecek toplumsal bir proje, ülke projesi söz konusu. Kaldı ki arazi yönünden alan veren de memnun. Yıllardır arsalarının, bahçelerinin değerlenmesini bekleyen İnciraltı sakinleri için fırsat doğdu. EXPO olmasa buralar bugüne kadar olduğu gibi zenginler tarafından yok pahasına satın alınacak, yeni lüks villaların istilasına uğrayacak.
Tepkiler hoşuma gitti. Özellikle İl Genel Meclisi'nin AKP'li üyelerinin sesleri çok gür çıktı. Ali Naci Erdem, dünkü YENİ ASIR'ın manşetinde okuduğunuz "Kaybedersek hepinizi yakarız" sözleriyle ön saflarda yer aldı.

MİLANO'NUN CASUSLARI
Yusuf Ünüver "Şehir Plancıları EXPO ile uğraşacaklarına şehrin göbeğindeki sorunlarla örneğin, 30 milyon doların gömüldüğü Basmane'deki Dünya Ticaret Merkezi'yle, Hilton'un karşısındaki harabe binayla, eski itfaiyenin bitişiğindeki yıkık dökük eski Atlas Oteli'yle, İzmir'e yakışmayan enkazlarla, mezbeleliklerle uğraşsınlar" dedi.
Aynen katılıyorum.
Şehir plancılarının asli görevi bunlar. Daha ileri gidip tepkilerini hakaret sınırına tırmandıranlar, şehir plancılarını hain ilan edenler, "Milano'nun casusları" nitelemesini uygun görenler var. Tabii bu kadarı da fazla.
Umarım ve dilerim tepkiler hedefi bulur, Şehir Plancıları gereksiz davadan vazgeçerler.

DEÜ'nin adını kirleten kim
Dokuz Eylül Üniversitesi, tıpkı Ege, Yüksek Teknoloji, Ekonomi ve Yaşar Üniversiteleri gibi İzmir'in gururu.
Bir öğretim üyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Vakfı DEVAK'ın araştırma için ayırdığı parayı şahsi ihtiyaçları için kullanmış. Kadın pedi, iç çamaşırı gibi ilgisiz şeyleri harcamış. Lüks saat, alkollü içki, şahsi cep telefonu, tuvalet kağıdı ve mutfak faturalarını vakıfa ödetmiş. Sayıştay denetçileri suiistimali açığa çıkarmış ve rapor hazırlamış.
Haberi veren gazeteler işin içine rektörlüğü ve vakıf yöneticilerini de soktular. Rektörlükten dün yapılan yazılı açıklamada ise olayın DEÜ ve Rektör Prof. Emin Alıcı ile ilgisinin bulunmadığı belirtildi.
Açıklamaya gerek yok. Emin Hoca'dan eminim, böyle bir pislikle ilgisinin olamayacağını adım gibi biliyorum.
Alıcı, üniversitenin adını kirleten bu öğretim üyesinin ismini hemen kamuoyuna açıklamalı.