20.11.2007 – Yeni Asır – İzmir Nasıl Yok Edilir?

20.11.2007
e-mail:soner.goksel@hotmail.com

İzmir nasıl yok edilir?

Şehir Plancıları Odası, EXPO alanı olarak seçilen İnciraltı için dava açmışlar. Bu olaylar, İzmir de ne ilk ne de son olacaktır.
İzmir'in makus talihidir. Ne zaman bir adım öne çıkmak için, önemli bir projeye imza atmaya kalkışılsa, birileri ya sesini duyurup şöhret olmak için veya oradan beklediği bazı siyasi ve "duygusal" rantlar için hemen mahkemelere koşarlar. Bu sebepten, İzmirli'nin birleşerek ürettiği büyük projelerin sonu hüsranla bitmiştir.
Rahmetli Mazhar Zorlu, Ege Palas Oteli'ni inşaa etmek üzere proje hazırlarken, o günün belediye başkanı, İzmir de yüksek binaların az olması nedeni ile onu teşvik ederek bugünkü otelin İzmir'e kazandırılmasını sağlamıştı. Otel inşaatı bittikten sonra, birilerinin ihanetine uğrayan proje sahibi, Mazhar Zorlu'nun başına gelmeyen kalmadı.
EGS ile Güçbirliği Holding'in Basmane'deki eski otogarajına Dünya Ticaret Merkezi kurmak için ürettikleri proje ile inşaata başlamışlardı. Yalnız, temeline 20 milyon dolardan fazla parayı harcadıktan sonra inşaat süratle devam ederken İzmirli ve de çok ünlü eski bir belediye başkanı gecikmiş yaşına rağmen hukuk fakültesini bitirmiş olmanın hevesi ile midir nedir bilemeyiz koşarak dava açmış, İzmir'in cazibe merkezi olacak, yabancı şirketlerin bile dikkatini çeken ve buradan yer almak için müracaatların bile başladığı bir sırada, bu projenin önünü kesmiştir.
Pekii, bu projenin durması ile yalnız İzmir mi kaybetmiştir? Bu soruda önemli bir gerçek yatmaktadır. Açılan bu dava ile, yalnız inşaat durdurulmuş gibi görünse de olayın vahameti daha büyük boyutlara ulaşmıştır. Çünkü o günler de, inşaatın biteceğine inanan birçok yerli yabancı firma ile anlaşmalar yapılmış, çok önemli finans kaynağı da yaratılmıştı. İnşaatın durdurulması ile bu kaynağı elde edemeyen EGS grubu şirketleri ve bankası, TMSF'nin eline geçmesine de zemin hazırlanmıştır.
İşte İzmirli'nin İzmirliye yaptığı: EGS gibi Türkiye'nin yüzakı olmuş büyük bir kuruluşun yok edilmesine zemin hazırlanmış, Güçbirliği Holding ise zor duruma sokulmuştur. Bu tür olayları bertaraf etmek için, müdahil olmaları gerekirken, bütün meslek odaları sivil toplum örgütleri ve İzmir'de duayen diye bilinen kişiler böyle olaylarda sessiz kalmayı tercih ediyorlar.
Esasen bu gibi olaylarda, mahkemelere gitmek yerine, İzmirli'nin bütün örgütleri ile kendi içinde uzlaşmayı öğrenmesi gerekir. Son 20 yıldır, yapılan birçok proje aynı akibete uğramış, bilinen kişiler ve sivil toplum örgütü olarak anılan odalar ve dernekler tarafından engellenmiştir. Bunları yazmakla bitiremeyiz.
Önce, şehir plancıları odası yöneticilerine, "EXPO'nun İzmir'e ve Türkiye'ye neler kazandıracağını biliyormusunuz" sorusunu sormak gerekir. İnanıyorum ki getirileri benden daha iyi biliyorlardır.
İzmir'i yok etmek için uğraşanlar uzlaşmayı denemek zorundadırlar. Çünkü İzmir için "çok büyük köy" lafını kullananlar bu gidişle haklı çıkacaklardır.{nomultithumb}