17.11.2007 – Milliyet EGE – Şehir plancıları haklı mı?

{nomultithumb}Satır Arası / Deniz Sipahi

Öyle anlaşılıyor ki, EXPO meselesini daha çok tartışacağız. BIE Genel Sekreteri Vicente Gonzalez Loscertales’in son İzmir ziyaretinde bir sözünü hatırlatmak isterim:
''Milanolular 200 yılda bir ortak projede buluşur. O da EXPO oldu. İzmir’in ise daha güçlü bir fotoğraf vermesi gerekiyor…''
Demek ki, Uluslararası Fuarlar Organizasyonu’nun en üst düzeyindeki kişilerin genel görüşü İzmir’in dağınık bir görüntü verdiği yönünde.
Yine de ben bu algılamanın Çeşme’de yapılan sempozyumdan ve BIE İnceleme Heyeti’nin Türkiye incelemelerinden sonra biraz değiştiğini düşünüyorum.
Bu arada Şehir Plancıları Odası, EXPO alanı olarak belirlenen İnciraltı’yla ilgili dava açtı.
Adım adım gidelim.
Şehir plancılarının böyle bir dava açma hakları var mı, yok mu? Elbette var…
Aslında İzmir’in medyatik davalarında taraf olan birçok oda ve derneğe göre çok daha fazla hakları var. Kentin geleceğiyle ilgili kararlarda sivil inisiyatiflerin mutlaka rol oynaması gerekiyor.
Peki böyle bir durum ortadayken, kamuoyu ve kentin fikir önderleri Şehir Plancıları Odası’na neden tepki gösteriyorlar?
İzmir’de son yirmi yılda yapılan ve kentin cazibesini artıracak hemen hemen her projede ''yürütmeyi durdurma davaları'' açıldı.
Bazılarında ise bu konu inatlaşmaya kadar gitti. Yani hukukun çerçevesinden çıkıldı, kişisel hesaplaşmalara dönüştü. Odaların bir kısmı, örnek olabilecek projeler geliştirip kentin gündemini değiştirmek yerine mevcut olanlar üzerine konuşmayı ya da davalar açmayı tercih ettiler. Bu da büyük tepki topladı.
Yapılan basın açıklamaları da ikna edici olmadı.
Örneğin Şehir Plancıları Odası Başkanı Tolga Çilingir, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na ''çukurlu kariyer uyarısı'' yaptı.
Ve…
''İlk önce Galeria çukuru, Konak’ta Yüksel Çakmur tarafından açılmış, sonradan kapatılmak zorunda kalınmıştı. Çukur, Çakmur’un siyasi kariyerinin sonu oldu. Sonra, Burhan Özfatura döneminde Basmane’deki Dünya Ticaret Merkezi çukuru gündeme geldi. Özfatura da uyarı yapanlara ‘İstemezükçüler’ adını taktı. Bu çukur da eski başkana benzer bir siyasi akıbeti getirdi. Şimdi üçüncü çukur var. Sayın Kocaoğlu’na dostane uyarımız, çukurun örtülmesi ve üzerinin yeşillendirilmesidir. Çünkü niyet ile akibet yine bir olmayabilir…'' diye konuştu.
Aziz Kocaoğlu’nun kendisinden dinledim.
Bu sözler üzerine Şehir Plancıları Odası’nı birkaç kez aramış, randevu almak istemiş, ''Kentin önemli projelerinde uzlaşma sağlayalım, geleceği beraber kuralım'' mesajını iletmek istemiş ancak Oda’dan herhangi bir geri dönüş yapılmamış. Kocaoğlu Çin’de olduğu için kendisiyle konuşamadım. Bana aktardığı bu konunun yani randevunun gerçekleşip gerçekleşmediğini öğrenemedim. Önemli olan uyarı kadar uzlaşma adımlarını atabilmektir. Çünkü İzmir için gerekli olan en önemli unsur budur.
* * *
Kentlerin marka olabilmesi için uluslararası projelere imza atması gerekiyor. Barcelona bu sayede büyük bir değişim geçirdi. Aslında Avrupa’nın birçok kentinin başarısında işte bu sır yatıyor.
EXPO 2015’e talibiz ama sonuç belli değil. Devlet, yer seçimi ve proje uygun bu bölgedeki insanların mağdur olmayacağını söylüyor. Hatta bunun garantisini veriyor.
Eğer bir yanlış olur ve haksızlık durumu ortaya çıkarsa işte o zaman bu kenti ayağa kaldıralım. En sert eleştirileri yapalım.

dsipahi@milliyet.com.tr