1/25.000 İKBNİP’na İtiraz ettik.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamında, 16.03.2007 tarih ve 01.315 sayılı Belediye Meclisi Kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planını incelemek ve değerlendirmek üzere Şubemizde oluşturulan Üst Ölçekli Plan İnceleme Komisyonunumuzun yaptığı toplantılarda oluşturulan rapor üzerine, 27 Nisan 2006 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne itirazda bulunduk. İtiraz raporumuz aşağıdadır:

 

Tarih: 27.04.2007
Sayı: 35.07.0070

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NA,

16.03.2007 tarih ve 01.315 sayılı Belediye Meclisi Kararı ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamında onaylanan 1/25000 ölçekli İKBNİP'na ilişkin itirazımız aşağıda yer almaktadır:

{nomultithumb}I. PLANLAMA İLKELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı, 1/25.000 ölçekli olmasına rağmen, planın dili 1/25.000 ölçeğine uygun değildir. Şöyle ki, bazı alanlarda parsel ölçeğine dek inen plan kararları varken yer yer şematik bir dilin kullanılması plan dili bütünlüğünü zedelemektedir.

Plan Açıklama Raporuna göre, 2030 yılı için nüfus projeksiyonları veri alınarak üretilen Nazım Planda hedef yılı belirtilmemiştir. Her planlama çalışmasında olduğu gibi gelişme konut ve sanayi alan büyüklüklerinin doğru tespit edilebilmesi için bu planda da hedef yılı açıkça belirtilmelidir.

Plana depremsellik ve jeolojik sakıncalı alanlar açısından bakıldığında, genel bir stratejinin eksik olduğu ve bunun bir sonucu olarak, bazı jeolojik sakıncalı alanların yapılaşmaya açıldığı görülmektedir. (örn. Konak Peker Mah., Yelki'de fay hattı geçen bölge…) Bu tür alanlarda yer alan aktif fayların etrafındaki yapılaşmanın tanımlanmasına yönelik olarak 1. Derece deprem bölgesinde yer alan, gelişmiş ülkelerdeki benzerlerinin örnek alınması suretiyle İBŞB İmar Yönetmeliğine ilaveten Aktif Zonlar Yönetmeliğinin oluşturulması gereklidir.

Plan açıklama raporu incelendiğinde, böylesi kapsamlı bir planlama çalışmasının sadece mimarlık ve şehir planlama disiplinlerinden oluşan bir planlama ekibi ile oluşturulduğu gözlenmiştir. Farklı disiplinlerden uzmanların katılımını zorunlu kılan bu ölçek ve içerikteki bir planlama süreci olarak, İKNİP'de, halkın katılımı da bir diğer zorunluluk ve sürece önemli bir katkıdır. Bu hususlar plan hazırlama sürecinde yerine getirilmemiştir.

Sulak alanlar, su havzaları, mutlak tarım toprakları gibi doğal değerlerin korunmasına yönelik, plan açıklama raporunda birçok söylem yeralmasına rağmen, bu söylemleri gerçekleştirecek plan kararları üretilmemiştir. Tarım ve zeytinlik alanlar plan ile yapılaşmaya açılmaktadır.  

Planın Genel Stratejiler başlığı altında, "Merkez kent etrafında oluşturulan ve büyük ölçüde mevcut tarım ve orman alanlarından oluşan yeşil kuşağın, amacı yönünde kullanımına izin verilerek titizlikle korunması kentsel bölgenin ekolojik dengeleri açısından son derece önemlidir" ifadesi yer almaktadır. Ancak, yeşil kuşağın korunmasına yönelik somut plan kararlarının üretilmediği, hatta sanayi ve konut gibi kullanım kararları ile kuşağın tehdit edildiği görülmektedir. Yeşil Kuşak, planda, alt yörelerin program alanı olarak ele alınmış olmakla birlikte, genellikle sanayi ve konut gelişim alanları dışında kalan yerlerin yeşil kuşak kapsamında tutulduğu görülmektedir.   

İKBNİP sınırları içinde kalan kırsal yerleşmelere ilişkin tarımsal verimi arttırmaya dönük, altyapı gereksinimlerini karşılamaya dönük, bu bölgelerde yaşayan köylü nüfusun ekonomik refahını arttırmaya dönük, özetle kırsal kalkınmaya yönelik politika ve stratejilerin Nazım Plan ölçeğinde belirlenmesi gerekirken, planda kırsal alanlara dönük mekânsal yapılanma koşulları dışında karar getirilmediği görülmektedir.

Planda kırsal yerleşme alanları/köylere ilişkin üç tür karar geliştirilmiştir:

  • 1. Bazı köyler yalnızca meskun alan lejantı ile gösterilmiştir. (Çavuş, Kavacık, Hasanlar köyleri gibi)
  • 2. Bazı köylerin yerleşik alanı çevresinde 100 m genişliğinde gelişme alanı önerilmiştir. (Kuyucak, Çıtak, Akalan, Ansızca vb)
  • 3. Bazı köylere ilişkin ise çok geniş gelişme alanları tanımlanmıştır. (Söğütçük, Kayadibi, Günerli vb)

Bu farklılaşmanın nedenleri plan notlarında veya raporunda yer almamaktadır ve bu ölçekte ayrıntılı analizler yapılmaksızın kırsal yerleşimlere ilişkin gelişme alanı belirlenmesi planlama ilkelerine uygun değildir. Bu köylerin çevresindeki tarım alanları veya orman alanlarının doğal bitki örtüsünün ve köylerin kültürel ve mimari özelliklerinin bu plan kararları ile risk altına girmesi söz konusu olacaktır. Ayrıca, 1/25000 ölçekli İKBNİP'nin bazı bölgelerinde şematik gösterim dili tercih edilirken, plan notlarında da belirtilen bazı kesimlerinde ise plan üzerinden uygulama yapılacağı hususunun vurgulanması planın algılanmasını ve bütünsellik ilkesini zedeleyen bir çelişki olarak öne çıkmaktadır.

Planlama ilkelerine ve İmar Mevzuatına aykırı olarak yapılaşmış sanayi, küçük sanayi, konut vb. alanlar, plan ile yasal hale getirilmiştir. (Örnek: hakkında iptal kararı bulunan Balçova küçük sanayi sitesi, Pınarbaşı'nda mutlak tarım alanında sanayi lekesi belirlenmesi, jeotermal kaynak koruma kuşakları içinde kalan alanın turizm kullanımına açılması) Ayrıca, plan notlarının 6.5 ve 6.6 hükümleri uyarınca belirlenen kaynak koruma zonu sınırlarının içeriği göz önüne alındığında, plandaki mekansal yansıma ile plan notları çelişkilidir.

İzmir'in 21. yy vizyonunda "turizm"in mutlaka yer alması ve planın turizme ilişkin üst politikalar ve somut projeler önermesi gerekmekte iken bu tür öneriler geliştirilmemiştir.

Plan sınırları içinde çeşitli koylarda pek çok sayıda balık üretme çiftlikleri bulunmaktadır. Yeni çevre kanunu hükümlerine göre bu tesislerin 1 yıl içinde kapalı koylardan çıkarılması gerekmektedir. Nazım plan bütününde su ürünleri üretim alanlarının çevreye zarar vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir. İzmir kamuoyunun gündeminde olan bu çok önemli konu ilgili uzmanlıkların katılımıyla nazım plan ölçeğinde çözülmek zorundadır.

Plan sınırları içinde çeşitli bölgelerde golf alanları önerilmektedir. Bu kullanım gerek getirildiği alanın bio-çeşitliliğini tehdit etmesi, gerek kullanılan gübre sebebiyle su kirliliğine yol açması, gerekse sulama amacıyla çok fazla suya ihtiyaç duyması nedeniyle bölgenin çevresel değerlerine yönelik tehdit oluşturacaktır. Yapılan araştırmalara göre golf alanlarında, normal bir tarım arazisinde kullanılanın altı katı kadar kimyasal gübre ve su kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle golf alanları yakın gelecekte su sıkıntısı yaşanması beklenilen İzmir Kenti için sorun oluşturabilecektir. 

İzmir bir liman kenti olmasına rağmen, deniz taşımacılığına, mevcut limanın gelecekteki kapasite, fonksiyon vs. hedeflerine ya da yeni limanlara ilişkin stratejiler üretilmemiştir.

Bilindiği gibi, ulaşım yatırımları (karayolu, demiryolu, hafif raylı sistem) gelecekteki yapılaşmayı teşvik edici bir arazi kullanım kararıdır. Ancak, planda bu durum göz ardı edilmiş ve verimli tarım toprakları üzerinde ulaşım kararları üretilmiştir.(Torbalı Kemalpaşa arasındaki yol vb.)

Planlama ilkeleri bağlamında yapılan değerlendirmeler, İKBNİP ile önerilen Kentsel Gelişme Alt Yöreleri kapsamında, aşağıdaki gibi somutlaşmaktadır: