09.04.2007 – Yenigün – Plan “Yok” sayılabilir

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2003’te Uluslararası Proje Yarışmasıyla hayata geçirmeye çalıştığı İzmir’i Manhattan yapacak bölge olarak tanımlanan Gökdelen Bölgesi 550 hektarlık Yeni Kent Merkezi konusunda yapılan revizyon için Belediye Nazım Plan Şubesi’nin ‘Olumsuz’ rapor vermesi tartışma yarattı. Başkan Aziz Kocaoğlu’nun olumsuz rapora rağmen konuyu meclise taşıması planın yasallığına gölge düşürürken yetkililer yorumlarında Yeni Kent Merkezi Planı’nın İdare Mahkemesi tarafından ‘Yok’ sayılabileceğini savunuyor. Valiliğin 8 ay önce, iptal istemiyle yargıya taşıdığı Revizyon Planı’nda bilirkişi incelemesi sürerken bölgede yatırım kararı alan yatırımcıların bu durumdan Büyükşehir Belediyesi’ni sorumlu tutuyor.

Revizyon yasal değil
Hazırlanan bu raporla Nazım Plan Revizyonu olarak kabul edilen değişikliklerin de yasallığının tartışmalı hale geldiği belirtiliyor. Yasaya göre revizyon plan yapmak için ‘Uygulamada sıkıntı olması, mevcut planın üst planlarla çelişmesi, ihtiyaca cevap veremiyor olması’ gibi nedenlerin belirtildiğini anlatan bürokratlar, “2003’te yürürlüğe giren ancak uygulamaya konulmayan bir Nazım Planı değiştirmek için bu nedenlerin hiçbirinin olmadığını, dolayısıyla da yapılan bir revizyonun yasallığının da olmayacağını vurguladı.
Böyle bir plan olamaz
Bu olumsuz rapora rağmen başkanlık önergesiyle konuyu meclise taşıyan Aziz Kocaoğlu’nun 3194 sayılı İmar Kanunu’n 8. maddesinde imar planlarının yaptırma ve yürürlük esaslarını da ihlal ettiği belirtiliyor. Yasaya göre planı yapma, revize etme yetkisi belediye birimlerini, onaylama yetkisi de meclise aittir dendiğine dikkat çeken uzmanlar, belediye biriminin olumsuz raporuna karşın ‘başkanlık önergesi’ olarak meclise sunulan planın meclis tarafından onaylandığına dikkat çekerek, “Böylelikle başkan ve meclis Nazım Plan Şube Müdürlüğü adına görev yapmış ve onun yerini almıştır. Yasanın vermediği bir yetkiye dayanarak hazırlanan bu planın idare mahkemesi tarafından yok sayılması gerekir” dediler.
Plancı imzası yok
‘Köşe döndüren planda’ dikkat çekilmesi gereken üçüncü nokta ise bu revizyon planının altında hiçbir yetkili plancının imzasının olmaması. Nazım Plan Şube Müdürlüğü’nün ‘Olmaz’ demesine rağmen altına yetkili plancı imzası bulunmayan bu revizyonun da 3194 sayılı İmar Yasası’nın 38. maddesiyle de çeliştiği belirtiliyor. Yetkililer, 2003’teki Nazım Plan uygulamaya konulmamış ve yörede henüz imar ve parselasyon işlemleri yapılmadan planın revize edilmesinin de kötü niyet göstergesi olduğu görüşünde.
Çıkar gruplarına rant
Yargıda olduğu için uygulanamayan revizyon planda şehircilik ilkelerinin de açıkça göz ardı edildiği iddia ediliyor. İBB Meclisi’nin kamu kurumu olarak tüm kentin yararını düşünerek karar vermesi gerekirken, bu konudaki yasal zorunlulukları da göz ardı edip belirli bir kesimin çıkarlarını arttırmak için karar verdiği belirtiliyor. 2003’te hazırlanan planda İzmir’deki nüfus yoğunlukları göz önünde tutularak 25 yıl sonra nüfusun 5 milyona ulaşacağı ve Yeni Kent Merkezi’nin zorunlu olduğu ilkesinden yola çıkılmışken, planı revize eden Kocaoğlu yönetiminin hazırladığı 1-25000 Ölçekli Bölgesel Nazım İmar Planı’nda 2030’da İzmir’in 4.3 milyon nüfusa sahip olacağı belirtildi.
Bitişik Nizam uyarısı
Yapılan teknik değerlendirmede yargıdaki Yeni Kent Merkezi Planı’nın hukuki dayanaktan yoksun, mevzuata ve şehircilik ilkelerine aykırı, sadece bu bölgede arazisi olan ve yatırım yapmak isteyenlerle, yatırımcı arayan aracıların pazarlık güçlerini arttırdığına vurgu yapılıyor. Hazırlanan olumsuz raporda da İzmir’in ‘bitişik düzen’ yapılaşma karakterinin kıyı alanlarının gerisinde kalan bölgeleri denizden tamamen kopardığı, bu nedenle Yeni Kent Merkezi’nde de tabandaki inşaat yoğunluğunun arttırılmasının sözkonusu bölgenin denizle olan bağlantısı, keseceği vurgulanıyor. İzmir’in bitişik düzen yapılaşma yüzünden soluk almakta güçlük çeken bir kent olduğunu vurgulayan uzmanlar, “Yükseklik önemli değil ancak KAKS (Yükseklik)’da inşaatların arttırılması ayrıca çok mülkiyetli bir bölgede parselin 3000 metrekareden 5 bine çıkarılması da doğru değildir” denilmekte..
Büyükşehir Belediye İmar Komisyonu AKP Meclis Üyesi Murat Akdemir
“Bu karar İzmir için kayıp oldu. Zaten olayın ilk başından buraya geleceği belliydi. İzmir için faydalı olacak bu projeyi başından beri destekledik. Meclis yeniden ele alıp bu kararı doğru şekilde yeniden değerlendirilmelidir”.
Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Tolga Çilingir
“Biz de oda olarak valilik davasına paralel bir dava açmıştık. Hukuk doğruyu söyleyerek bizim haklı olduğumuz ortaya çıktı. Yapılanın yanlış olduğunu söylemememize rağmen Başkan Kocaoğlu nedense hep ben yaptım oldu anlayışını sergiledi. Sırada Kültürpark Yeraltı Otoparkı konusu var. Nedense projeler hep dava konusu oluyor. Başkan ile bir araya geldiğimiz zaman diyalog ile bizi ikna etmeye çalışıyor fakat kendisi bir türlü ikna olmuyor”

Yenigün-09.04.2007{nomultithumb}