01.05.2007 – Yenigün – Plan gibi plan yapmak zor iş

Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir’in geleceğini şekillendirecek iddiasıyla hazırladığı 1/25 binlik nazım imar planı, kentin gelişmesinin önünü tıkıyor ve yüzlerce hata taşıyorsa itiraz gelmesi kaçınılmazdır.

Nitekim, askı süresinin dolmasına saatler kala belediyeye yağan, sistemlerin kilitlenmesine neden olan itiraz yağmuru da bu kaçınılmaz sonun göstergesi oldu.
Bir kentin gelişimini belirlemek, önündeki 20 yılının yol haritasını çıkarmak sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bugün siyasi irade nedeniyle imar koltuklarında oturan ve yetkiyi elinde tutanların tekeline bırakılmamalıydı.
Ama öyle yapılınca, “İzmir’de bu kadar ev yeter. Kentte bu kadar sanayi kuruluşu da yeter. Topraklarda tarım yapılsın. Yeni üniversite kuracaklar şurayı seçecek” anlayışının hakim olduğu bir plan ortaya çıktı.
Kent kimliğinin, tarifinin yapıldığı, 21. yüzyılda nasıl bir İzmir olması gerektiğinin anlatıldığı ve somut projelerin sunulduğu, üst politikaların geliştirildiği plan yerine, alelacele, çalakalem hazırlanan, sadece yasal zorunluluğun yerine getirildiği bir plan oldu bu plan.
Yani dağ fare doğurdu.
Kentin gelişimini, planlı büyümesini sağlamak yerine, yatırımcıyı uzak tutan, gelişmesini tıkayan, gençlerinin iş aramak için başka şehirlere gitmek zorunda kalacağı, daha çok emeklilerin yaşamayı seçeceği bir kenti hedefleyen nazım planımız oldu.
Bu plana, kenti düşünenler, böyle bir planda söz sahibi olması gerekirken dışarıda tutulanlar, kuruluş amaçlarında kentlerin geleceklerini ve bugünlerini ilgilendiren konularda müdahil olması görevi bulunan odalar itiraz etmesin de ne yapsın.
Plan yapılırken fikirleri sorulmayanlar, itiraz edip görüşlerini dikkate alınmasını umuyor.
Bu kuruluşlardan biri de İzmir Şehir Plancıları Odası.
Aylardır planı didik didik eden Şehirler Plancıları Odası, sayfalar dolusu itiraz dilekçesini Büyükşehir Belediyesi’ne sundu.
Dilekçenin daha ilk satırı bu planla ilgili çok şeyi anlatmaya yetiyor.
“İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı, 1/25.000 ölçekli olmasına rağmen, planın dili 1/25.000 ölçeğine uygun değildir. Şöyle ki, bazı alanlarda parsel ölçeğine dek inen plan kararları varken, yer yer şematik bir dilin kullanılması plan dili bütünlüğünü zedelemektedir” diyor ilk satırlar.
Diyor ki; oda yetkilileri, “İmara açılması jeolojik açıdan sakıncalı olan yerler imara açılmış. Sulak alanların korunması gerektiği sıkça söz edilirken bu söylemleri gerçekleştirecek plan kararları yok. Harmandalı çöp depolama alanının, yarattığı tüm çevre sorunlarına rağmen planda hala korunuyor olması ve üstelik yakın çevresinde konut gelişme alanları belirlenmiş olması planlama ilkelerine aykırı bir plan kararıdır. Katı atıkları kontrol yönetmeliği uyarınca bu tür kullanımların yerleşimlere en az 1 km. uzaklıkta yer seçmesi gerekmektedir.”
Şehir Plancıları Odası geridekileri de tek tek sıralamış.
Yerimiz bu kadar olduğu için hepsine yer veremiyoruz.
Ama biliyoruz ki, bu plan “gerçekten plan gibi plan” değil.
Ayrıca, Büyükşehir Belediyesi’nin imarının başında bulunanların kafalarının içindeki zihniyet de, plan gibi plan yapmaya da uygun değil.

yenigün – 01.05.2007{nomultithumb}